Türkiye muhalefetinin 2.fezleke sınavı

Fiyaskoyla sonuçlanan Gare operasyonu sonrası 28’i HDP’li olmak üzere 33 milletvekilinin dokunulmazlık dosyası Meclis’e gönderildi. Millet İttifakı şimdi, zorlu bir “dokunulmazlık sınavı” ile karşı karşıya.

Türkiye Meclisi Anayasa Adalet Karma Komisyonu’nda fezlekelerin görüşülüp dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde karar alınması durumunda nihaî karar Meclis Genel Kurulu’nda yapılacak oylamadan sonra verilecek.

Dokunulmazlık dosyaları henüz Genel Kurula gelmedi, ancak siyaset kulislerinde gözler muhalefetin, özellikle de ana muhalefet partisi CHP’nin tutumuna çevrildi.

CHP’nin 2016 yılında dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili anayasa değişikliği teklifine “evet” demesinin ardından partinin şimdi nasıl bir tutum sergileyeceği merak ediliyor.

DW Türkçe’den Hilal Köylü konuyla ilgili siyasilerle görüştü. 

CHP için büyük çoğunluk evet demez görüşü hakim

Peki bu kez durum yine aynı mı? CHP, HDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin dosyalar Meclis Genel Kurulu’na geldiğinde ne yapacak?

Parti içinde fezlekeler konusunda henüz genel bir tutum belirlenmemiş olsa da dokunulmazlıkların kaldırılmasına “büyük çoğunlukla evet oyu verilmez” görüşünün hakim olduğu partide, iktidarın terörle mücadele konusunda neler yapıp neler yapamadığına ilişkin sorgulamanın kamuoyu gündeminde tutulması isteniyor.

Öte yandan dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda siyasi partiler grup kararı alamıyor. Bu noktada CHP içinde “fire olabileceği, ancak bunun da demokrasinin gereği” olduğu görüşü dile getiriliyor.

“İktidarın bizi bölmesine izin vermeyeceğiz”

Meclise gönderilen fezlekelerle ilgili DW Türkçe’nin sorularını yanıtlayan TBMM Anayasa Komisyonu üyesi ve CHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, “Herkes görüyor ki burada iktidarın asıl amacı Millet İttifakı’nı bölmek. İktidarın bizi bölmesine izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı. 

Erkek, “Erdoğan, Gare’de başarısız oldu. Ortada büyük bir fiyasko var. Ve bu başarısızlığı CHP’ye yüklemeye çalışıyor. Erdoğan nasıl bir siyasi oyun oynarsa oynasın; seçmen Millet İttifakı’nın ne yapacağını çok iyi biliyor” diye konuştu.

“Konuyu, gündemi çarpıtmayalım”

HDP’yi “terörle arasına mesafe koymadığı” gerekçesiyle eleştiren ve partisinin HDP ile bir arada olamayacağını sıklıkla dile getiren İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise son dönemde iktidarın “temelsiz gerekçelerle” HDP üzerinden muhalefeti sıkıştıramayacağına ilişkin mesajlar veriyor.

Peki HDP ile arasına koyduğu net mesafe ile bilinen İYİ Parti, dokunulmazlık oylaması olduğunda mecliste ne yapacak?

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Ağıralioğlu’nun “Biz HDP’yi problemli görüyoruz. Dokunulmazlıkların kaldırılmasına evet diyeceğiz” sözleri parti içinde tepkiyle karşılanmıştı.

Bu konuda grup kararı alınamayacağına dikkat çeken parti yetkilileri, “Hükümetin Gare operasyonundaki başarısızlığını sorgulamaya devam edeceğiz. Gündemin, konunun çarpıtılmasına izin vermeyeceğiz” mesajı veriyor.

TBMM Anayasa Komisyonu üyesi İYİ Partili Feridun Bahşi de DW Türkçe’nin dokunulmazlık oylamalarında partisinin nasıl bir tutum sergileyeceğine ilişkin sorusunu “Biz terörle arasına mesafe koymayan partiyle işbirliği yapmayız. Dokunulmazlık dosyalarında da buna bakarız. Devletin terörle mücadelesini kim zayıflatmış onu inceleriz. HDP’ye yüklenen iktidarın başarısızlığını sorgulamaya devam edeceğiz ki, vatandaş da doğruyu bilsin” şeklinde yanıtladı.

‘AKP de her an sanık sandalyesinde olabilir’

Meclise gelen fezlekelerden biri de kendi hakkında olan HDP’li Garo Paylan ise iktidar-muhalefet çekişmesinde muhalefetin “fezleke sınavını” başarıyla geçmesini, halka güven vermesini istiyor.

DW Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Paylan, fezlekelerin meclise gönderilmiş olmasının “HDP’yi siyaset dışına itmek bir yana muhalefet içindeki ayrışmayı öne çıkarıp muhalefeti bölme hedefi taşıdığını” savunuyor.

Paylan, “Tek adam rejiminin bitmesini isteyen muhalefet iktidarın fezleke saldırısını geri püskürtmeli. HDP’lileri uyduruk bir dosya ve gizli tanıklarla cezaevine atacaklar belki ama çözüm sürecinin bir ortağı da AKP’ydi, Erdoğan’dı. Bu durumda bizim dosyamızın gizli sanıkları da Erdoğan ve arkadaşları olacak. AKP de her an sanık sandalyesinde olabilir” diyor.

“Muhalefet birlikteliği sağlarsa kazanır”

Dokunulmazlık dosyalarıyla birlikte ara seçim iddialarının da gündeme geldiği siyasette en belirleyici aktör Cumhurbaşkanı Erdoğan. Metropol Araştırma’nın sahibi, stratejist Özer Sencar, Şubat ayı için yaptıkları “Gare operasyonu Erdoğan’ı ve muhalifleri nasıl etkiledi?” anketinden bir bölümü DW Türkçe için paylaşırken “Erdoğan siyasetteki Gara geriliminden olumsuz etkilenmedi. Oyunu azaltmadı. CHP’yi de etkilemedi” değerlendirmesini yaptı.

Peki HDP’lilerin dokunulmazlıklarının kalkıp kalkmayacağına ilişkin siyasetteki hava neyin işareti?

Sencar, seçim iddialarını da dikkate alarak bu soruya “Erdoğan kazanamayacağı bir seçime göz göre göre gitmez. Şu an siyasi atmosferin durumuna bakıyor. Cumhur İttifakı’nı nasıl öne çıkaracağını arıyor. Ortamı test ediyor. Muhalefeti bölme stratejisi üzerinden ilerliyor” yanıtı verdi.

“Muhalefetin en zayıf halkası HDP” diyen Sencar, Erdoğan’ın da en zayıf halkaya yüklenmesinin doğal olduğunu söyledi. Sencar, “Zor bir fezleke ve dokunulmazlık sınavında muhalefet. Eğer birlikteliklerini koruyabilirlerse Erdoğan’a karşı kazanabilirler. Ama bu çok zor” diyor.
“Erdoğan HDP’yi değil CHP’yi sıkıştırmaya çalışıyor”

Ankara’da siyasi kulislere hakim, deneyimli gazeteci İsmet Demirdöğen de Millet İttifakı’nı korumak için İYİ Parti ile CHP’nin ortak bir çalışma yürüttüğü bilgisini hatırlatıyor.

“Erdoğan, HDP’den çok CHP’yi sıkıştırmaya çalışıyor” diyen Demirdöğen’e göre CHP, dokunulmazlıkların kaldırılmasına topluca “evet” demesi durumunda Kürt seçmenle arasının açılacağının farkında. Demirdöğen, iktidarın milliyetçi duyguları kaşıdıkça CHP’nin Millet İttifakı’nı korumaya dönük yeni girişimleri olacağı öngörüsünü de dile getiriyor.

Son olarak; AKP ve MHP liderleri Erdoğan ve Bahçeli’nin HDP ve PKK karşıtlığı üzerinden şahlandırmaya çalıştıkları Kürt karşıtı refleksin güç olduğu Türkiye’de muhalefetin buna direnecek demokratik bir karakterinin olmaması, AKP-MHP konseptinin uygulanmasını kolaylaştırıyor.

Muhalefetin demokrasi konusundaki tutarsızlığı yüzünden geçmişte HDP’lilerin dokunulmazlıkları kaldırılmış ve eş başkanlar Demirtaş ile Yüksekdağ başta olmak üzere onlarca HDP’li vekil tutuklanmıştı.

Tarih tekerrür edecek gibi görünüyor.

İlginizi çekebilir