TGS: Gazeteciler hakkındaki ceza davalarında sarı-turkuaz basın kartı istemek hukuka aykırı

Anayasa Mahkemesi (AYM), 2015’te İstanbul’da YÖK protestosunu takip ederken polisler tarafından “ters kelepçe” uygulanan gazeteci Beyza Kural’la ilgili olarak “ifade ve basın hürriyetinin ihlal edildiğine” karar verdi. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Hukuk Servisi’ne göre karar, “gazeteci dosyalarındaki cezasızlık eğilimine dur denilmesi bakımından son derece önemli”.

AYM’nin kararını BBC Türkçe’ye değerlendiren TGS Hukuk Servisi, Türkiye’de gazetecilere yönelik polis şiddeti dosyalarının yüksek oranda cezasızlıkla sonuçlandığını hatırlattı.

TGS Hukuk Servisi’ne göre karar bu anlamda değerli:

“Kararda AYM her ne kadar devlet tarafından verilmiş bir kartı olmasa da Beyza Kural’ın gazeteci olduğunun kabul edildiğini ve haber yapmasının polis müdahalesiyle engellenerek ifade ve basın özgürlüğü ihlal edildiğini tespit etmiştir. Bu da sarı veya turkuaz olsun basın kartının tanımlayıcı özelliğinin olmadığını bir kere daha ortaya koymuştur.

“Eskiden sarı basın kartı olarak bilinen, şimdilerde turkuaz renkli olan kart gazeteciye mesleğini yapabilmesini sağlayan bir kart değildir. Nitekim İletişim Başkanlığı da bunu böyle kabul etmektedir. 2018 tarihli Basın Kartı Yönetmeliği iptal davasına sundukları savunmalarında ‘Gazetecilik faaliyetinde bulunmak için basın kartı sahibi olma zorunluluğu yoktur. Kişiler basın kartı sahibi olmaksızın da gazetecilik yapabilir, fikirlerini ifade edebilirler. Nitekim basın kartı sahibi olmayan pek çok basın mensubu bulunmaktadır’ demişlerdir. Dolayısıyla gerek yıpranma hakkının basın kartı şartına bağlanması gerekse ceza davalarında bu kartın gazeteci kimliğini ortaya koymak maksatlı istenmesi hukuka aykırıdır.”

6 Kasım 2015’te Beyazıt’taki YÖK protestosunu sırasında haber takibi yapan gazeteci Beyza Kural, polis tarafından “ters kelepçe” ile gözaltına alınmak istendi. Polisler, gazeteci olduğunu beyan eden ve basın mensubu olduğunu ispat eden kurum/meslek örgütü kartını gösteren Kural’dan ısrarla “sarı basın kartı” göstermesini istedi.

Bir polis memurunun, “Hiçbir şey eskisi gibi değil artık, bunu öğreteceğiz size” şeklindeki ifadesi sonrası Kural, “ters kelepçe” denilen yöntem uygulanarak gözaltına alınmak istendi.

Kural yaklaşık dört dakika ters kelepçeli bir şekilde bekletildikten sonra gözaltı aracında yer kalmaması nedeniyle araca bildirilemedi, kendisinin gazeteci olduğunu anlayan bir başka kolluk amiri tarafından serbest bırakıldı.

Bu olaylar sırasında kamerası ile çekim yapabilen Kural, maruz kaldığı muameleyi belgeleyen görüntüleri ve ters kelepçeleme nedeniyle bileğinde oluşan kızarık ve kolunda oluşan hassasiyete ilişkin darp raporunu dosyaya sundu.

15 bin TL manevi tazminat
Savcılık, “suçun yasal unsurları oluşmadığı” gerekçesiyle dosyayla ilgili takipsizlik kararı verdi ancak AYM 18 Şubat 2021 tarihli kararında, Kural’ın “ifade ve basın hürriyetinin ihlal edildiğine” karar vererek 15 bin TL manevi tazminata hükmetti.

AYM, polislerin Kural’a zor kullanmalarını gerektirecek somut bir neden ortaya konulmadığını belirterek, savcılık tarafından “İnsan haysiyetiyle bağdaşmayan eylemlere yönelik olarak sorumluların belirlenmesi ve gerekiyorsa cezalandırılması” yönünde etkili bir ceza soruşturması yürütülmediği sonucuna vardı.

AYM ayrıca Kural’a karşı kötü muamele yasağının ihlal edildiği kararına vardı.

AYM kararında basın kartı sahibi olmak ölçüt değil
Türkiye’de gazeteciler pek çok toplumsal eylem sırasında polisin benzer tavrıyla karşı karşıya kalıyor.

Gazetecilerin eylemleri güvenli bir şekilde takip edebilmek ya da çeşitli kamu kurumlarına akredite olabilmek için “sarı-turkuaz” basın kartı sahibi olması bekleniyor.

Ancak AYM kararında, Türkiye’de gazetecilik yapabilmek için “sarı-turkuaz” basın kartı sahibi olmanın herhangi bir ölçüt sayılmadığı görülüyor.

AYM kararında ayrıca, “Şüpheli polis memuru tarafından söylenen ‘Hiçbir şey eskisi gibi değil artık, bunu öğreteceğiz size’ şeklindeki ifade de gazeteci olan başvurucuya bir nevi ders verilmesi amacıyla kasıtlı olarak vücut bütünlüğüne zarar verecek şekilde gerçekleştirildiği izlenimi oluşturmaktadır” ifadelerine yer veriliyor.

/BBC/

İlginizi çekebilir