Suna Arev: O artık yaşamıyor; ona sıkıca sarıl ve hisset

Darmstadt kent hastanesinin doğum bölümünde Sabine’nin iki koluna iki güzel çocuk veriyor hemşireler; Mirin ve Steven ikizleri…

Sabine Alman, kocası Afrika kökenli melez bir Amerikalı. İkisi de 1.90 boylarında, uyumlu bir çift…Waldkolonie’de güzel bir apartman dairesinde yaşıyorlar. Sabine, merkez postanesinde görevli bir memur, kocası işçi…

Konforlu dairelerinde ikiz bebeklerin ağlama sesleri üç yıl sonra çocuk kahkahalarına dönüşecek ve Waldkolonie çocuk yuvasına başlayacaklar…

İkizler hala ana rahmindeki gibiler; kopmaz, sarsılmaz bir sevgi bağıyla el ele yuvaya gidip geliyorlar…Her şey ne kadar güzel ve ne kadar da huzurlu..

Çok değil, üç yıllık yuva eğitiminden sonra hemen yanı başlarındaki Käthe Kollwitz ilkokuluna başlayacaklar.

Kâthe Kollwitz, 1.Dünya Savaşı’nda, ana vatan savunmasında bir öncü okul. Oğullarını savaş cephesine elleriyle gönderecek kadar…Sonrası mı? Beterdir.. oğulların kanlı cenazesidir gelen ve hiç bir acıya benzemeyen evlat acısıdır… 

İşte o günden sonradır ki Kâte Kollwitz, kara kalemine tutunur ve bütün derdini ona akıtır. Savaş karşıtı tablolar çizer sonrasında ve o acılı tabloları yapan isim birçok kuruluşa adını verir… 

Kâthe Kollwitz , dramını bu günlerde en çok da Sabineler bilir, yani evlatlarını cehennem savaşında kaybedenler…

Waldkolonie, sakin bir mahalle herkes birbirini tanır. Çoğu eski müstakil evlerle çevrili bu yerleşim yeri 2.Dünya Savaşı’nda zaferle dönecek olan askerlere hediye olarak inşa edilmiş. Askerler dönemeyince de o evler, tek tek hükümet tarafından satılmış..

Çok değil dört yıllık ilkokul eğitiminin ardından bu sakin yerlerin masum çocukları ,çeşitli okullara ayrılacak ve dış dünyanın zehirleriyle tanışacaklar. O masum, o tertemiz çocuklar, uyuşturucu, fuhuş ve organ ticaretinin kurbanları olacak ve de gazete sayfalarına bir haber değeri bile olmadan yok olacaklar..

Sabine mutsuz, iyi giden evliliği tökezliyor, düştü düşecek…kocası vücut geliştirme salonlarında evin yolunu unutmuş. Steven,  ilkokulu başarıyla bitirmiş, 7 kilometre uzaklıktaki bir ortaokula yazılmış. Mirin ise ‘not ortalamasına göre başka bir okula.

Evin bütün yükü Sabine ‘nin omuzlarında..Çoğu zaman kocası eve bile uğramıyor artık…

Sonunda “beklemek neyin çözümü” diyerek ayrılıyor kocasından Sabine. İki sağlıklı evladı, kalıcı bir işi  ,eh evi de var… Sabine ‘Allah’tan ne istesin?

İlk zamanlar her şey normal gidiyor.  Yavaş yavaş ölü toprağını da atıyorlar üzerlerinden. Zaman da aķıp gidiyor, çocuklar serpilip ergenlik çağına geliyorlar.

Fakat Steven’de iyi gitmeyen birşeyler var. O henüz 14- 15 yaşlarında ve Sabine çantasında sigara paketleri buluyor.  İlk zamanlardaki çatışmalar Sabine’nin sigarayı zorunlu olarak kabul etmesiyle son buluyor.

Zamanla derslerdeki başarısızlık ,okulu asma, eve geç gelme ve evde para çalmalarıyla çatışma yeniden büyüyor..Steven eski Steven değildir artık, değişmiş dengesini yitirmiştir.

Gözlerindeki bakışları, hal ve hareketleri sorumsuz ve yarınsız davranışları, yıkanmayıp kokması evde büyük huzursuzluklara neden olur.

Zamanla bazen eve de gelmez olur. Kaç gece Sabine, onu polis karakolundan eve getirdiğini hatırlamıyor bile..Evet çok yazık ki Steven uyuşturucu çetelerinin tuzağına düşmüş ve bağımlı bir kurbana dönüşmüştür..Amansız bir çaba, sonuçsuz bir mücadele ile Sabine’ de yıpranmış umudunu yitirmiştir.

Steven ,küçük yaşta uyuşturucuya başlamış ve dengesini yitirmiştir..Okul hayatı bitmiştir o çok sevdiği Mirin, o çok sevdiği annesi bile Steven için bir düşmandan farksızdır.

Üç kez tedavi için hastaneye yatırılır, bazen düzelecek gibi olur, işte o zamanlar Sabine dünyanın en mutlu annesi olur. Fakat bu uzun sürmez hep hastaneden kaçar ve uyuşturucu bulur..

Yeniden ama yeniden başa dönerler ve hiç bir şey değişmez ..

Mirin, 18 yaşında okulunu bitirip bir ofiste çalışmaya başlar ,kendine bir ev kiralar ve evden ayrılır.

Sabine ,Steven ‘in bitmez tükenmez sorunları ile yalnız savaşır ama hiçbir şey eskisi gibi olmaz ve çaresiz onu evden atar…Steven evsiz yurtlarında, dışarıda kalır bazen gecenin bilinmez saatlerinde Mirin’in kapısını çalar, istediği biraz uyuşturucu parasıdır.

Steven, küçük başladığı uyuşturucu maddesini daha etkili ,daha ağır maddelerle tamamlar…Steven geri dönülmez bir yolda,yavaş yavaş tükenir..

” Ondan bir dönem nefret ettim” diyor Sabine, evet Nefret..

Aç, parasız ve evsiz bir dönemde Sabine ,onu bir şekilde hastaneye yatması için ikna ediyor fakat yardım edebilmesi için bir şart koşuyor;

Hessen eyaletinden uzak bir yere Bayern eyaletine tedavi için gitmesi gerekiyor.

Steven , kabul ediyor..Sabine, yıllar sonra mutlu olma duygusunu hissediyor.

Bayern Eyaleti: Bir tedavi merkezi, uzun bir süre hasta ile kontak kurulması için aile uyarılır böylece Steven, kendine güvenerek uyuşturucuyu bırakacak ve yeniden hayata tutunacak…Bu dönem Sabine ve Mirin, umutlu belki gelecek güzel günler yakın ya da en azından Steven eski akıl sağlığıyla geri gelecek ve yeniden mutlu olacaklar ,niye olmasın ki çok şey değildir istedikleri..

Tam altı hafta , Steven ‘le görüşmez Sabine. Sonra…

Soğuk bir şubat gecesi, bir türlü uyuyamaz içinde bir yangın vardır ve onu söndüremez, sabahın ilk ışıklarını evinde volta atarak doldurur ve tedavi merkezini arar. Görevli biraz beklemesini söyler..

On dakika telefonda bekler Sabine. Biraz sonra telefondaki ses soğukkanlılıkla Steven’in banyoda ölü bulunduğunu ve çok üzgün olduklarını söyler…

Bu Sabine için hayatının en kötü, en dermansız haberidir artık..

Mirin’le Hessen den Bayern ağlayarak ulaşırlar, Steven’in cansız bedenine can vermek istesede mümkün değildir artık…Büyük ihtimal aşırı dozdan intihar!!

Darmstadt ‘da doğduğu kente gömülür..Steven arkasında iki yaşayan ölü bırakır ,annesi ve diğer yarısı, kızkardeşi Mirin…

Mirin aradan bir yıl geçmesine rağmen hala gece yarısı zil sesiyle uyanıyor. Steven ,sanki kapıda bekliyor gibi..

Sabine, bir modeli andıracak kadar alımlı ve güzeldi, şimdi 20 yıl yaşlanmış gibi koca ev kasvet ve keder dolu.. Ev koyu perdeleriyle karanlık bir kuyuyu andırıyor. Steven için bir köşe yapmış. En çok Mirin’e sarılmış, gülen çocukluk resimleri var..

Ve cenaze töreninden kalan ya da kartla iletilen başsağlığı mesajları… Ve onlardan bazılarında şöyle yazıyor;

En çok özlediğim günler ,Kathe Kollwitz ‘ okul yılları…”

“Steven , kalk ve iyi olduğunu söyle.”

” Steven, seni çok özlüyoruz…”

“Sevgili Sabine, acın çok büyük ama asil bir cenaze töreniydi.”

“Sen ve Mirin adına üzgünüm, sevgilim yanınızda.”

” Sevgili Sabine, o artık yaşamıyor ,ona sıkıca sarıl ve onu hisset..”

” Steven ,lütfen ölmediğini söyle çünkü seni çok özlüyorum Annen..”

” Steven kalk ! Çocukluğumuzda yürüyelim Mirin”

Dünya küresel bir uyuşturucu trafiği içinde dönüyor, kirli eller bizzat devletler elinde bir rant kapısı, çıkar çatışmalarında ele geçirilen uyuşturucu miktarı ve tutarı da beraberinde haber yapılıyor,” Bilmem kaç bin dolar değerinde” Kanla köşeyi dönmek isteyenler için iyi bir fiyat.

Steven’ler, ölmüş kimin umurunda.

Dünyanın her yeri, devletler eliyle açılmış ölüm mezarlıkları…

Dünyanın her yeri uyuşturucu cehennemi..

Çocuklar ah çocuklar, tamam elbette ki büyüyün büyümesine de ama sırtlanlara da av olmayın.

 

İlginizi çekebilir