Rus gazını Almanya’ya taşıyan Kuzey Akım boru hatlarındaki patlamalarda sabotaj şüphesi daha da güçlendi

Rus gazını Almanya’ya taşıyan Kuzey Akım boru hatlarındaki patlamalarda sabotaj şüpheleri son bulgularla daha da güçlendi. Failin kim olduğu konusundaki sır perdesi ise hâlâ aralanamadı.

Rus doğal gazını Baltık Denizi üzerinden Almanya’ya taşımak üzere inşa edilen Kuzey Akım boru hatlarında Eylül ayı sonunda meydana gelen patlamalar üzerindeki sır perdesi hâlâ aralanamazken, soruşturmalardan ayrıntılar gelmeye devam ediyor.

Son olarak İsveç Başsavcılığından bugün yapılan açıklamada, boru hatlarında sızıntıların meydana geldiği noktalarda patlayıcı madde kalıntılarına rastlandığı bildirildi. Başsavcı Mats Ljungqvist, “Yapılan analizler sonucunda, ortaya çıkarılan çeşitli objelerde patlayıcı kalıntıları tespit edilmiştir” diyerek son bulguların sabotaj şüphesini doğrular nitelikte olduğunu açıkladı. Başsavcı, soruşturma sürecinin “son derece karmaşık ve kapsamlı” olduğuna işaret ederek “Süren incelemeler, herhangi bir süphelinin kimliğinin tespit edilip edilemeyeceği konusunda belirleyici olacak” diye konuştu.

Kuzey Akım 1 ve Kuzey Akım 2 boru hatlarında dört noktada meydana gelen patlamaların ikisi İsveç’in, ikisi ise Danimarka’nın münhasır ekonomik bölgesinde gerçekleşmişti. Danimarka’da yürütülen soruşturmaların geçici sonuçları geçen ay açıklanmış, borulardaki sızıntılara güçlü patlamaların yol açtığı sonucuna varılmıştı.

Patlamaların olduğu noktada iki gemi tespit edildi

Diğer yandan olay üzerindeki sis perdesini aralayabilecek bir başka bulgu, Avrupa Uzay Ajansının uydu görüntülerinde ortaya çıktı. Alman Die Welt gazetesinin ele geçirdiği ve patlamaların yaşandığı 26 Eylül’den iki gün önce çekilen uydu fotoğraflarında iki geminin olay yerinde görüntülendiği kaydedildi.

İki geminin de, gemilerin büyüklüğü, uğradıkları son liman, rota, hız ve destinasyonları gibi bilgileri içeren Otomatik Tanımlama Sisteminin (OTS) seyir sırasında kapalı olduğu tespit edildi. Gemiye ait bu bilgiler OTS aracılığıyla, sahil güvenlik birimleri ve denizdeki diğer gemilere iletiliyor. Olay yerinde saptanan gemilerin büyüklüğü tam olarak anlaşılamasa da 95 ila 130 metre olarak tahmin ediliyor.

Konuyla ilgili Almanya’daki soruşturmalar da kapsamlı bir şekilde devam ediyor. Welt’e konuşan uzmanlar, teknik olarak failin saptanabileceği görüşünü paylaşsa da siyasi hassasiyetler nedeniyle sonucun açıklanmasının zaman alacağı konusunda hemfikir.

Kaynak: DW

İlginizi çekebilir