Rûmet Onur Kaya: Kürt sineması Kürd’ün yaşamı ve dili üzerinden inşa ediliyor

Kürt sineması doğası gereği tarihsel ve güncel olarak dengbêjlik müzik, mitoloji ve diğer Kürt sanatları, Kürt kültürü ve yaşamının etkisinde kalıyor…

 Vedat Yeler

Bu söyleyişimde Sînemaya Serbixwe editörû Rûmet Onur Kaya ile bir kaç Kürt sineması konuları ve Sînemaya  Serbixwe çalışmaları üzerinde duracağım. Bu konuları kısaca üç tarafla bağlantılı görüyorum. 

Biri halk, biri Kürt sinemasının emekçileri ve biri de ezilmektir. Bunlar üzerine ve bunlar gibi konuşacağımız bir çok konu ve sorun var. Çok fazla uzatmadan çalışmalarıyla bizi aydınlatması için sözü Sînemaya Serbixwe editörü Rûmet Onur Kaya’ya bırakıyorum. 

-Tarihsel ve güncel bir şekilde Kürt sanatlarının içinde Kürt Sineması nasıl bir yerde durdu ve nasıl bir yer tutmaktadır? Bu nedenle Kürt halkı ile Kürt sineması ilişkisini nasıl okuyorsunuz?  

Bilindiği gibi sinema ya da “Yedinci Sanat” bütün ana sanatlara göre genç bir sanattır. Ve kendi içinde bütün modern ve eski sanatları barındırır ve bütün bilimler için de benzersiz ve önemli bir alan yaratıyor. Aynı zamanda sinema yeryüzünde fikirlerin, duygu ve düşüncelerin ifade edilmesi için çok etkileyici bir araç ve sanattır. 

Kürt sanatlarının içinde de “Sinema” diğer sanatlara göre yeni ve genç bir sanattır. Kürt sineması 30 yıla yakın bir süredir ilerleme imkanı buldu ve birçok bağımsız Kürt filmi dünyanın her yerinde birçok ulusal ve uluslararası film festivali programlarında gösterime girerek çeşitli dallarda ödüller alıyorlar. Yedinci Sanat’ın ilerlemesi film endüstrisine bağlıdır, Kürt sinemasının ilerlemesi de dünyadaki bütün dünya sineması gibi film endüstrisinin gelişmesiyle ilerleyecektir. 

Kürt sinemasıdoğası gereği tarihsel ve güncel olarak dengbêjlik, müzik, mitoloji ve diğer Kürt sanatları, Kürt kültürü ve yaşamı etkisinde kalıyor. Ve başka bir taraftan da teknoloji ve modernizmin etkisi ile kentli filmleri çekiliyor ve ayrıca bazı yönetmenler çeşitli filmler de çekiyor.

Dolayısıyla Kürt sineması varlığını Kürt yaşamı ve dili üzerinden inşa ediyor. İnsan; Kürt halkı ile Kürt sineması ilişkisini bu temeller üzerinden ve dünyaki değişime göre düşünmeli ve değerlendirmelidir. 

 Kısaca, Kürt sinemasının şuan ki en önemli eksikleri nelerdir ve nelere bağlıdır? Siz bunu nasıl görüyor ve değerlendiriyorsunuz? 

Kürt sineması 30 yıla yakındır bağımsız filmlerle gelişimi için büyük bir fırsat sağladı ve bütün dünyada Kürt filmleri birçok film festivalinde başarılı oldu/olmaktadır. Şuanda Kürt sinemasının en önemli filmleri; bağımsız yönetmenler tarafından amatör bir ruhla çekilmiş filmlerdir, bu başarılı yönetmenlerin etkisiyle birçok genç yönetmen de yeni ve özgün filmler çekmektedir. 

Kürt filmleri ülkede ve bütün dünyada ki film festivallerine katılıyor ve ödüller alıyor. Dört parçada Kürtler’de, diasporada ve özellikle Güney’de sinema gelişmekte, yeni film ve diziler çekilmekte ve birçok Kürt şehrinde uluslararası film festivalleri organize edilmektedir; bu sevindiren ve umut veren bir durumdur. Kürt sinemasının en önemli eksiklikleri; film endüstrisi veya sinema sektörünün bazı nedenlerden dolayı diğer devletlere göre bütünlüklü olarak gelişmemesidir ve bir diğeri de birçok Kürt filmi, film festivallerinden başka gösteri salonlarını temin edememektedir. 

-Dört parça Kürdistan’da Kürt sinemasının durumunu nasıl görüyor ve değerlendiriyorsunuz? Sınırların etkisi, Kürt sineması üzerinde nasıl bir şekilde ortaya çıkmaktadır ve bunun farklılığını nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Kürtlerin dört parçasında; Kürt sineması gelişimi için eskiye göre önemli fırsatlar sağladı ve 30 yıla yakındır Kürtçe filmler bütün dünyada film festivallerinde gösterilmektedir ve en iyi film, en iyi yönetmen, en iyi senaryo vb. ödülleri almaktadır. Kürt sineması için, büyük Kürt sinema yönetmeni Yılmaz Güney’in etkisi çok önemlidir. 

Ve Yılmaz Güney’den sonra Kürt sinemasında Behmen Qubadi, Nizamettin Arîç, Hiner Saleem, Şevket Emin Korkî, Mızgîn Müjde Arslan, Kazım Öz, Hüseyin Karabey ve Erol Mintaş gibi birçok ödüllü ve başarılı yönetmenler çıktı, ve genç, yeni yönetmenler de çıkmaktadır, filmleriyle dünyanın her yerinde tanınmaktadırlar. 

Elbette Kürt sineması üzerinde sınırlar olumsuz etkiler bırakmaktadır, fakat eskisi gibi de değil ve sinemacılar teknolojisi sayesinde kolaylıkla birbirleri ile bağlantıya geçebilir; film festivalleri, Kürt televizyonları ve video siteleri sayesinde birbirlerinin filmlerini izleyebilir ve eserlerini izleyicilerine ulaştırabilirler. Bu nedenle de bizim zamanımızda sınırların olumsuz etkileri gittikçe azalmaktadır ve teknoloji sayesinde insanlar arasında ki sınırlar kalkmaktadır. 

-Birçok Kürt sanatçı ve yönetmen Kürt kimliği ve ezilmişliğinden dolayı sanatlarını başka dillerde ortaya çıkarıyor. Yada sanatlarının içinde Kürtçe çok az bir yerdedir. Bu sorunu nasıl görüyorsunuz? Ve Kürt sineması için bu eserleri nasıl görüyor ve değerlendiriyorsunuz?

Doğrudur, bazı sanatçı ve yönetmenler birçok nedenden dolayı ve özellikle de eğitim dilinin etkisinden dolayı eserlerini başka dillerde yaratıyor ve ortaya çıkarıyor. Bir dil özellikle eğitim ve ekonomi alanlarında çok daha fazla kullanıldığı zaman daha çok gelişir ve yaşamın bütün alanlarına da bu etkiyi yapar. Kürt dilinin, hayatın bütün alanlarında daha fazla konuşulması ve öğretilmesi gerekir ve dilin ekonomisinin canlı olması gerekir. Sinema pahalı ve etkileyici bir sanattır.  Bütün dünyada olduğu gibi Kürt sineması için de film endüstrisinin ilerlemesi gerekli ve önemlidir. 

– Sînemaya Serbixwe çalışmalarına baktığım zaman; kısaca şunu söylüyorum: Sînemaya Serbixwe, Kürt sineması için zengin bir platformdur. Bu nedenle biraz da Sînemaya Serbixwe’nin amacı ve durumu üzerinde durmak istiyorum. Sînemaya Serbixwe nasıl bir amaç doğrultusunda ortaya çıktı ve bugün ki Sînemaya Serbixwe’nin durumundan doğru bu amacı nasıl değerlendiriyorsunuz/görüyorsunuz?

Ben bir kaç yıldan beridir kültür-sanat haberciliği/muhabirliği üzerinde çalışıyorum ve sinema hakkında yazılar yazıyorum, haberler yapıyorum. Daha önce Sînemaya Serbixwe’ fanzininden önce www.sinenuce.com adında bir web sitesi açmıştım ve bu web sitesinin yayını da ekonomik nedenlerden dolayı 1 yıl sürmüştü. Bir süre sonra sinema üzerine olan duygularımızı, düşüncelerimizi bu şekilde dile getirmek için bir sinema dergisi yada fanzini çıkarmayı düşündük. 2018 yılının sonunda fanzinimizin ilk sayısı dijital olarak okuyucularıyla buluştu ve 2019 Eylül’de de web sitemiz yayına başladı. 

Haber ve kültür-sanat yazıları alanında ve özellikle Kürtçe sinema sitesi konusunda bir eksiklik vardı. Bizim de amacımız; filmlerin, Kürt ve dünya yönetmenlerinin çalışmalarının haberlerini yapmak, sinema üzerine makale, yazı ve söyleyişi hazırlamak, paylaşmak ve böylelikle Yedinci Sanat çalışmalarını sinemaseverlerle buluşturmaktı. 

-Bugün Sînemaya Serbixwe’nin “Toplum için, Sanat için, Yaşam için Sinema…” sloganını nerede görüyorsunuz? Bu cümlenin etkisi ile Sînemaya Serbixwe’nin çalışmaları Kürt sineması için bugün ne anlama gelmektedir?

Sinema hem toplum ve sanat için hem de yaşam için yapıldığından dolayı, biz de “Sinemaya Serbixwe” fanzini olarak “Toplum için, Sanat için, Yaşam için Sinema…” sloganıyla yayına başlamıştık.  Bana göre bu slogan Yedinci Sinema’nın bir özetidir ve onun yüreğinin rengini ifade etmektedir. Eskiden beri bu konu üzerinden bütün sanatlar için bir tartışma yapılmaktadır ve bazı kimseler; “Sinema sanat içindir”  bazı kimseler de; “Sinema tolum içindir” demektedir. Sinema da diğer sanatlar gibi aynı zamanda sanatsal ve toplumsal olabilir. 

Ve o da yönetmenlerin bakışına göre ve yaşamın şart ie koşullarına bağlı olarak değişmektedir. Sinema bir sanat olarak toplumsal ve sanatsal bir form ile dilini yaratır, kendini inşa eder ve yeniler. “Toplum için, Sanat için, Yaşam için Sinema…” cümlesinin etkisi; Sînemaya Serbixwe fanzini ile beraber, Kürt sineması ve dünya sineması için bugün sinemanın hem toplum için hem de sanat için olması gerektiği anlamına gelmektedir.

Bana göre Yedinci Sanat’ın sanatsal ve toplumsal olması fark etmiyor, her zaman gerçeğin/doğrunun peşinde olması gerekmektedir. Kendini özgün ve estetik bir formla yaratması gerekmektedir. 

-Benim sorularım burada bitti. Sînemaya Serbixwe’nin emeği için gönülden çok teşekkür eder ve kutlarım. Bu söyleyişiyle beraber çok memnun oldum. Teşekkürler ve başarılar. Ve son sözü de sana bırakıyorum heval Rûmet Onur Kaya

Çok sağolun ve çok teşekkür ederim, bu hoş söyleyişiden dolayı ben de çok memnun oldum. Bu arada “Sînemaya Serbixwe” fanzinimizin  3. Sayısının hazırlıkları sürüyor ve 3. sayımız da yakın bir zaman da okuyucuları ve sinemaseverlerle buluşacak…

/Bu söyleşi Kürtçe olarak yapılmış, Vedat Yeler tarafında Kürtçe aslından çevrilmiştir/

İlginizi çekebilir