Pandemi Sürecinde Tükenen Anneler

Yazar Jessica Bennett, ABD’nin farklı yerlerinden, salgınla birlikte hayatları altüst olan üç annenin yaşam mücadelesini anlatıyor.

Dekeda Brown (41), Olney, Maryland’de yerel bir bakkalda alışveriş yaparken geçen yıl New York’ta sahne çıkıp “Yılın Çalışan Annesi” ödülünü aldığını günü düşünüyordu. Kocası kalabalığın arasından onu gururla izleyip 11 ve 15 yaşlarındaki kızlarına fotoğraflarını atıyordu.

Hemen hemen bir yıl sonra, Dekeda elinde anahtarlar ve cep telefonuyla şarap reyonunda şişeleri kırmaya başlamasının gerekip gerekmediğini düşünerek duruyordu. “Bunu şu an yapsam başıma en kötü ne gelebilir diye düşünüyordum” dedi.

Liz Halfhill (30),  Spokane, Washington’daki yatak odasında boğuk bir çığlık attı. Saat 6.30’du ve oturma odasında çizgi film izleyen 11 yaşındaki oğlu da ona çığlıkla karşılık verdi.

Bağırmalar pandemide onların sabah rutini haline gelmişti; son 11 ayın stresinin tam ortasında bir katarsis. “Uyanmak zor geliyor, şu an her şey zor geliyor, biz de boş verdik artık” dedi.

Mercedes Quintana (29), üç ayrı kahvaltı hazırlamanın ailesi için neden iyi bir fikir olduğunu düşündüğünü merak etti. “Bizim büyürken hiç ev yemeğimiz olmadı, böylece ben de kendimi çocuklarını koruyan iyi bir anne olarak tanımladım,”dedi.

Bugün, Temecula, California’da bir elinde spatula diğer elinde bilgisayar evindeydi. Zoom toplantısına bağlanmaya çalışırken 3 yaşındaki kızı için çikolatalı pancake, kocası için siyah fasülye ve tost, kendi için tatlı patates yapıyordu. Fakat kulaklıkları senkronize olmuyordu; fasulyeler tavada yanıyordu. “Saat 9.31 ve ben şimdiden çok bitkinim aşırı gerginim” dedi.

Ülkenin farklı yerlerinden, salgının hayatlarını alt üst ettiği üç anne, hem gergin ve tükenmiş vaziyetteler.

Onları eylülde takip etmeye başladık. Anneler söylemek istediklerini mesaj, e-posta ve ses olarak kaydettiler, düzinelerce röportaj verdiler. Ortaya kaos ve direncin, kırgınlık ve azmin ve tabii ki umudun hikayesi çıktı. Başka bir deyişle: anne olmanın anlamı.

“Bazı günler o kadar yoğun ki sanki hiç yoklarmış gibi” dedi hem yarı zamanlı öğrenci olan hem de tam zamanlı avukat asistanı olarak çalışan Liz. Oğlu Max’ın bakımında zorlanan Liz, “24 saat geçirdim ama buna dair hiçbir şey hatırlamıyorum çünkü sadece ilerle ilerle ilerle, çalış çalış çalış”.

Amerika’da çalışan kadınlar arasında, “ilerlemek” için hayatlarının “anne” kısmının göz önünden saklanması gerektiği yönünde bir inanç var; tabii işe “kendini veremedikleri” veya bir şekilde işe uygun olmadıkları gibi görünmek istemiyorlarsa.

Saatlik ücretle çalışanlar için -artık ülkede çarkların dönmesi  için temel işleri yapmakla sorumlu olanların çoğu için- bu yük daha da ağırlaştı.

Fakat, daha fazla saklanmak yok. Çalışan ebeveynlerin ve özellikle annelerin mücadeleleri hiç bu kadar yüzümüze çarpılmamıştı.

Halbuki bu çalışma- planlama, koordinasyon, çoklu görevler, itiş kakış- çoğu zaman fark edilmiyor. Büyük ölçüde kıymeti anlaşılmıyor, takdir görmüyor.

Yükü anneler taşıyor. Ebeveynlerin ikisinin de çalıştığı, kadının evin geçimini sağladığı durumlarda bile ev işlerini ve çocukla ilgili planlamanın çoğunu anneler yapıyor. Ailelerin sağlığından- hastalık günleri, doktor randevuları, mikroplarla ilgili endişeler- ve ayrıca yaşlı akrabaların bakımından sorumlu olanlar da genellikle anneler. Anneler, bu ülkedeki tek ebeveynki ailelerin büyük çoğunluğunu oluşturuyor ve bu salgınla birlikte bazıları küçük çocukları evde yalnız bırakmakla işlerini riske atmak arasında bir seçim yapmak durumunda kaldı.

“Bu bir delilik reçetesi,” dedi pandemide ebeveynliğin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini inceleyen New York, Hartwick Koleji’nden siyaset bilimci Laurel Ender. Bu bir klişe ama aynı zamanda da doğru: Anne olmaktan bir gün bile izin alamazsın.

Bazıları için bun anneleri harekete geçirecek bir an olabilirdi. Ortak öfke noktası. California Hastings Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hayat Boyu Hukuk Merkezi’nde kıdemli bir avukat olan Jessica Lee, “sistemimiz ve politikacılarımızın çalışan ebeveynleri tamamen terk ettikleri”nin kesin olarak netleştiği an” dedi.

Fakat sadece günü kurtarmaya çalışırken kimin kızmaya hatta değişimi savunmaya enerjisi var?

Dekada Brown’ın Hikayesi 

Dekada oturma odasının kendi deyişiyle “savaş odasının” masasında iki bilgisayar açık; mahkeme yazmanı gibi bilgisayara yazarak oturuyordu. Sol kulağı iş için bir konferansı, sağ kulağı 15 yaşındaki kızının matematik dersi veren özel öğretim hocasındaydı. Otizm ve uyu bütünleme bozukluğuna sahip olan yani kelimeleri söyleyemeyen, günlük işlerde yardıma ihtiyacı olan ve günlük uyaranları dayanılmaz bulan Leilani, öğretmeniyle dokunmatik ekranla iletişim kurabiliyor.

Akşama doğru  mühendisi olan Dekada’nın kocası Derrick (46) eve gelip merhaba diye elini sallayıp merdivenlerden 11 yaşıdaki London’ı çağırdı ve hemen buzdolabına doğru yöneldi.

Dekada ona ellerini yıkamasını hatırlatmak için ağzını açmıştı ki kocası bilgisayara doğru bir hareket yaptı: “Öğretmen Leilani’yi çağırıyor” dedi.

Dekada çabucak bilgisayardan sesini açıp özür diledi ve kızına ekrana cevabı yazması için yardım etti. Saniyeler sonra, diğer kulağında bir duraklama oldu. Bu kez patronu sordu: “Ne düşünüyorsun Dekada?”

Dekada iki tuş arasında geçiş yaparken bir yandan da sessiz tuşlarını karıştırmamak için çaba sarfetmesini  ve her iki taraf için de ayrı ayrı özür dilemesini “Bu böyle bir saat devam etti” diyerek açıkladı. “Sonunda odama çekilip ağladım.”

Dekada bu günlerde kim olduğunu bilmediğine dair şaka yapıyor ama geçmişte; sabah sporundan sonra iki kızını farklı okullara bırakıp akşam saat 7’de masayı hazır edebiliyordu.

“Herşey tıkır tıkır saat gibi işliyordu ve ben de tüm bunları yaparken gayet neşeliydim.”

Şu aralar ne herhangi bir şeyi zamanında yapabiliyor ne de neşesi yerinde.

Günü yavru köpekleri Boomer (evet arada kızlar için köpek alındı) eve çiş yapmadan bitirirse kendini şanslı sayıyor.

“Ben otizm annesiyim ve biz her zaman şöyle deriz: ‘Biz hasta olamayız, biz ölemeyiz, bizim de ihtiyaç duyduğumuz çökme halini yaşayamayız’ dedi. “Ben herkes için kendimi toplamalıyım.”

Mamogramı gecikti ve bir yıldır terapistten randevu almak için zamanı bir türlü yaratamadı. Ve o kadar da endişe ediyor ki kocasının güvenliği (işyerinde Covid vakası görüldü), çocuklarının gelişimi ve özellikle de onların ruh sağlığı için…

Yazının Dekada ile ilgili bölümü özetlenerek verilmiştir. Diğer annelerinin hikayelerini buradanokuyabilirsiniz.

/esitlikadinadalet/
İlginizi çekebilir