Mûsa Dojender: Türkiye’nin yeni Baro sistemi

Türkiye’de hükümetin gündeme getirdiği ve birçok tartışmaya neden olan yeni baro sistemine ilişkin birşeyler yazmak zorunda kaldık. 

Daha doğrusu sorulması icap eden bir soruyu sormak için yazma mecburiyeti hasıl oldu. 

Meclise getirilen tasarı eski baro düzenine göre iki yeni değişikliğe neden oluyor. 

Birincisi söyle;

Tasarıya göre avukat sayısı beş bini aşan barolardan iki bin avukatın imzası ile aynı kentte ikinci bir baro kurulabilir.

Bu kriteri sadece İstanbul (46052 üye), Ankara (17600 üye) ve İzmir (9612 üye) baroları karşılıyor

İkincisi; 

Türkiye Barolar Birliğinin delege sayısının değiştirilmesi öngörülüyor. 

Mevcut durumda 477 delegesi olan TBB’nin temsildeki dağılımı şöyle; İstanbul barosu 138, Ankara barosu 53, İzmir barosu 30 delege ile temsil ediliyor. 

Tasarıya yasallaşırsa yeni durumda TBB’ne İstanbul 14, Ankara 7, İzmir 5 delege gönderecek. 

Ne oldu, nasıl olduysa (biliyoruz da, şimdilik kenarda dursun) avukatlar yollara düştü ve gürültü koptu.

AKP’nin yapmaya çalıştığını detaylarıyla biliyoruz. Muhalefet edenleri de nedenleri ve gerekçeleriyle gayet iyi biliyoruz. 

Tasarı Meclis’ten geçerse sadece bu üç kentte Kemalist baroların yanına ikinci bir baro gelecek. O da Dinci-İslamcı baro olarak kendisini tanımlayacak. 

Bunları anladık….

Her eğilim kendisini güçlü kılmaya ve var olmaya çalışıyor.

Peki, Amed ve Van barolarına ne olmuş? Onlar neden bu topa girdi ve muhalefet ile birlikte yürüyüşlere vs başladı?

Nereden bakarsan elle tutulur tarafı yok. Amed Barosu’nun üye sayısı 1530. Van Barosu’nun 680.

Böyle devam ederse bile bu iki kentte ikinci bir baronun kurulabilmesi için en az yirmi sene gerekecek.

Yirmi yıl sonraki olasılık icin neden bu iki baro yollara düştü? Ortada tersliklerle dolu bir durum var ve hiç bir aklı selim analiz durumu izaha yetmiyor. 

AKP ile Kemalistlerin çatışmasında neden bu iki baro tutum aldı? İlla tutum almaları gerekiyor muydu?

“Üçüncü yola” ne oldu? Veya başka yol yok muydu? Kürt kentlerindeki baroların bu oyuna girmelerinin sebepleri olmalı. Onu da onlardan dinlemek isteriz. 

Eğer bu makaleye, karşı bir cevap ile bizleri aydınlatıcı birseyler yazarlarsa okuruz ve neden öyle yaptıklarını anlamaya çalışırız. 

Eğip bükmeden, beylik cümleler kurmadan, sadece gerekçelerini bekliyor olacağız.

İlginizi çekebilir