Mûsa Dojender: KDP Dikkatli Olmalı

KDP’nin yakılan Bağdat ofisi önümüzdeki sürecin işaret fişeği oldu. Bu konuda bize kardeş gözüyle bakanlara fikrimizi söyleriz. Ancak bize düşman gözü ile bakıyorlarsa fikrimizi dürüstçe söylememiz bile onlara zarar verir, çünkü ne dersek tersini yaparlar. Ama olan biten herşey ile ilgili doğru tespit yapmak bizim kendi kitlemiz için bir ihtiyaç.

KDP Şingal anlaşması ile kendini hedef yaptı. Ortadoğu’nun en yaygın ve derin gücüne sahip Apocu Güçler bile kendini aynı güçlere hedef yapmamak için kırk yıldır kılı kırk yarıyor.

Dêrezor ve Hesekê’den HSD’yi çıkarmak için pusuda bekleyen Şii milis gruplarını dünya alem biliyor. HSD’nin elinden geldiğince Suriye’de Şam Rejimi ile karşı karşıya gelmek istemediğini bilmeyen yok gibi. Hesekê’de Şam Rejimi uçaklarla HSD birliklerini vurduğunda dahi ABD o uçaklara müdahale etmedi. Etmedi mi, yoksa ettirmediler mi? Bu soruların cevapları müthiş fikir vericidir. Dosta da düşmana da…

ABD uçaklarının Hesekê’de sırf HSD’ye yardım etmek için Şam Rejimi uçaklarını düşürdüğünü düşünün. Ortadoğu’da devlet olmaktan kaynaklı hiçbir artısı olmayan Kürtler karşısında birdenbire “ABD işbirlikçisi Kürtler” izlenimi çıkardı ortaya. Her kim ABD’ye “yapma” dediyse, hangi akıl bunu başardıysa eli öpülesidir. Dolayısıyla hiç bir güç Ortadoğu’da “arkamda Rusya olsa şöyle yaparım” veya “arkamda ABD olsa bunu yaparım” diye politika gütmemelidir. Özgücüne dayanmalı, “arkamda kimse olmadığında da direnebilecek miyim?” diye bakmalıdır.

KDP gibi daha dün Bağımsızlık Referandumunda dış güçlerin oyununa gelmiş bir parti dikkat etmelidir. ABD bile Bağda’ta zor idare ediyor. KDP kendini ve gücünü korumaya bakmalı. Birileri Haşd için, birileri Apocular için onu silah olarak kullanabilirse, zaten kamuoyunu önemli oranda kaybetmiş, YNK gibi, yetersiz bir muhalefet (Goran) bile onları seçimde Silêmanî ve Hewlêr’de geçebildi, bir de askeri gücü zaafiyete uğrarsa Kirkûk’tan daha ağır bedeller ödetirler. Kürdistan Karabağ bile değil, ne gücü var, ne arkası.

Açıkçası Ermenistan ve Azerbaycan arasında Karabağ’da çıkan savaş da düşündürmeli her kesi. Yaşanan çatışmanın global olduğunu, Rusya ve ABD’nin ellerinin bu savaşın her yerinde olduğunu bir an bile olsun unutmamalı. Stratejik tüm alanlara ikisinden biri dizayn ederken diğeri karşı hamle ile cevap veriyor. İkisinden yana tavır alan her güç El Qaide, El Nusra, DAIŞ, ÖSO, SMO ve şimdi de Haşd El Şabi gibi hedef olur, kimse de arkasında duramaz.

Hewlêr keşke birleşik Kürdistan’ın geçici başkenti gibi baksaydı kendisine. Öyle olmadığını anlıyoruz. Davranışlar insanı ele verir. Birileri Şingal’den Haşd el Şabî’yi çıkarmak istiyor diye KDP’nin “Şingal’den Apocu Gücü çıkaracağız” sloganları atması hiç doğru değil. Ne KDP’nin tek başına Kürdistan’dan Haşd el Şabî’yi çıkaracak gücü var, ne HPG, HBŞ ne de HSD’nin tek başına öyle birşey yapacak gücü var. Elbette bu topraklar Kürdistan toprakları. Elbette topraklarımızdaki tüm işgalciler gitmeli. Ancak soru “nasıl, ne zaman, nerede” olmak zorundadır.

2011 yılında Kürtler arasında bir birlik sağlanmadan PDK tek başına Suriye Rejimi üzerine sürülmek istendi. Eğer Kürt halkı bunu onaylasaydı hep birlikte çok büyük zararlar görürdük. O zaman en doğru söz şuydu “bizim bu güçlere gücümüz yetmez, bu savaş kararı bizim değildir, her kes çekildiğinde burada kalacak olan ve gidecek hiç bir yeri olmayanlar bizleriz.” PDK’li kardeşlerimiz bugün Rojava’da bu doğru tavrın sonucunu görüyor ve bugün takdir etmekten geri kalmıyorlar.

Mûsil’da Pêşmerge yer aldı ve Reqa ile Tebqa’da da HSD yer aldı. Ama Mûsil Heşd el Şabî’nin elinde değil mi? Her Güneyli Kürde sorsan Mûsil Kürt şehridir ama Reqa ve Tebqa Kürt şehri değildir demez mi? Peki neden Mûsil Pêşmerge kontrolünde değil de Reqa ve Tebqa HSD kontrolündedir? Bir de o zamanki tartışmaları hatırlayalım. Ama tartışmaya gerek yok, sadece sonuçlara bakalım.

Kirkûk bugün yanlış politikalar yüzünden Heşd el Şabî elinde değil mi? Başûr topraklarının %56’ısı ellerinde değil mi? Şingal’den “Apocuları çıkaracağım” diye istediğin kadar buna kılıf bulmaya çalış, Şii Araplarla bir çatışma yaşarsanız Şii Araplar ve Şii Farslar arasında ortaya çıkmış çelişkilerin bir anda ortadan koybulduğuna şahit olacak, bir olup üstünüze geldiklerini göreceksiniz.

Kitleniz ideolojik değil. Acı sözlerin zamanı değil ama Başûr’da 1991-2020 arası izlediğiniz politikalarınız yüzünden emekli pêşmergeler bile sizden rahatsız. “Biz dağlarda savaştık ama bu ülke bizde değil” diyorlar. Siz böyle iken kimse hiç bir slogan ve şiar etrafında sizinle savaşmaz. Savaşsaydı Kirkûk böyle olmazdı, Mûsil böyle olmazdı. ABD ve Rusya’dan biri bile sizinle olmasaydı yine Mûsil ve Kirkûk elinizde olurdu. Çünkü Irak tek başına sizinle baş edemez. Ama kitlenize, kitlenizin değer yargılarına zarar verdiniz, itibarınızı yitirdiniz, öyle bir vizyon çıkardınız ki ortaya ortada sadece siz ve siz kaldınız.

Elbette İsrail, ABD ve İngilizler Heşd el Şabî’nin birçok yerden çıkarılmasını istiyor. Kürt halkı da istiyor. Elbette işgalci Türk Devleti Şingal’de Apoculuğa inananların ordan çıkarılmasını istiyor. Ama önemli olan sizin ne istediğiniz, hatta ne yapabileceğinizdir.

KDP dar projeksiyondan kurtulmalıdır. Hint Okyanusunun ağzı burnunda. Her an Çin ve Hindistan, Çin ve ABD çatışabilir. Son 24 saat içinde bile Rusya bu konuda açıklama yaptı ve orada tarafsız olmadıklarını açık ilan etti. Ortadoğu’da ABD’nin pek çok mevzi kaybettiğiniz KDP görmeli. Efrîn’de ABD Kürtlerden yana olsun istedik, Putin ve Erdoğan’ın Efrîn’i bombalayan uçaklarını engellesin istedik, ama yapmadılar.

Serêkaniyê’de Putin ve Erdoğan planını boşa çıkarsın, Kürtlerle Kobanê’de olduğu gibi devlet terörüne karşı birlikte olsun dedik ama yapmadılar. Kirkûk’ta Irak ve Haşd el Şabî güçlerini durdurmadılar. KDP şunu görmeli ki ABD dünyadaki küresel sorunlar nedeniyle geri adımlar attı. En başta ABD’nin Savunma Kurumları, Pentagon ve partileri ve kongresi bundan rahatsız. KDP eğer Efrîn’de ABD sırf Apocular var diye sessiz kaldığını düşünüyor ve yanlış hayaller kuruyorsa büyük yanılır. Serêkaniyê’de sırf Apocu Güçle vardı diye sessiz kaldığını düşünüyorsa Şingal’de yanlış yapar. Mesele hiç de öyle değil. ABD bölgede dar YNK, KDP ve PKK odaklı politika izlemiyor. Karşısındaki Süper Güç Rusya’nın hamlelerine göre ileri ve geri gidiyor.

Kaldı ki Türkiye ve İran bölgede aynı anda hegemonik bir hamle gerçekleştiriyor. İran’ın dalgaları Akdeniz’i vuruyor. Türkiye son 100 yılın en sorunlu saldırılarını gerçekleştiriyor. Rusya tarihte ilk kez sıcak sularda, Akdeniz’de tatbikat yapıyor. Yanına Mısır’ı almış ve üstelik Mısır’a İtalya ve Almanya’nın savaş gemisi sattığını görüyoruz. Avrupa Birliği’nin Rusya karşısında savunmasız olduğunu görüyoruz. Fransa bu nedenle, NATO görevini yapmıyor diye sahada aktif olmaya çalışıyor. KDP olaya böyle geniş perspektiften bakmazsa ve bölgede Kürtler arası birlik yaratmadan sırf İngiltere istiyor diye, sırf İsrail istiyor diye veya sırf Türkiye istiyor diye gücünün yetmeyeceği çatışmalara girmemelidir.

KDP asıl şunu düşünmelidir ve “ben oyuna gelmezsem dahi saldırıya uğrarsam nasıl başedebilirim” ve bu temelde hazırlığa başlayıp tüm Kürtlerle barışmaya çalışmalı, milli bir ruh yaratmaya girişmeli, mesajlarını bunun üzerinden vermeli ve yeni bir umut yaratmalıdır. Rojava’da ENKS-PYNK arasında gerçekleşen görüşmeleri bu amaçla hızlandırmalı ve Başûr’da da bu yönlü politikalar gütmelidir. Rûdaw TV Rojava’nın bu politikaları ile Rojava’da büro açınca Rojava halkı nasıl birlik mesajı almış oluyorsa Başûr da bu yönlü adımlar atmayı bilmelidir. Bu ona kazandırı. Rekabet böyle yapılır.

Rojava barış görüşmeleri nedeniyle ENKS’ye hakketmediği bir imtiyaz tanıdığı halde kendi kitlesinden destek ve onay aldı. Çünkü Kürt halkı ulusal birlikten yana atılan her adımı taviz bile içerse destekler, hoşgörü ile karşılar. Bu yetmedi, Apocular daha çok takdir gördü. KDP’nin milli ve ulusal hedefleri varsa, ki var,  Apoculuk ile böyle mi rekabet edecek? Görmüyor mu ki Apocular bağımsızlık diye slogan atmadıkları halde Kürdistan’ın dört parçasında takdir kazanmayı biliyor. Aleyhlerinde yapılan tüm propaganda onları daha meşhur ve meşru kılıyor. KDP Kürt ulusalcılığı yapacaksa çıtayı yükselten cinsten olmalı.

KDP’nin eli önümüzdeki süreçte güçlü olacaktır. Tıpkı DAİS karşısında durduğu süreçteki gibi olacak. O süreçte Kirkûk’a hakim oldu. O süreçte de Türkiye Daiş ile işbirliği içinde idi. Ama KDP o süreçten büyüyerek çıktı. Fakat yanlış zaman ve yanlış politikalar nedeniyle çok büyük kaybetti, alanı yitirdi, itibar yitirdi. Buna sevinen Kürt ilkel Kürttür, eski Kürttür. Ancak eğer KDP her Kürt kadar üzülüyorsa işte yeni bir fırsat doğmuştur. Türk Malları Arap dünyasında boykot ediliyor. KDP de boykot etsin demiyoruz elbette. Ama şunu görmeli ki Türkiye’nin ekonomik nefes borusu Irak olmuştur.

Yani yine Türkiye’nin karşıda durduğu bir hamlede KDP elini güçlü hissedecektir. Türk devleti eskisi gibi baskı kuramaz. KDP bu süreçte birlik faaliyetlerini önemsemezse büyük hamle kaybeder. Önce birlik yolunda mesafe almalı, ardından bunu dünyadan daha fazla destek almanın aracı olarak kullanmalıdır. PKK ve YNK veya diğer dini partiler ile yarışacaksa bu hamleden sonra çıtayı yükselten politikalar ile yapılmalıdır. Aksi halde üç gün sonra söylemiştik deriz, şunlara bunlara aldırmayın, kimsenin mızrak ucu olmayın, bizi de kendinizi de hedef yaparsınız demiştik, bakın yine hep birlikte kaybettik deriz, demenin de bir anlamı olmayacak.

Başkan Mesûd Barzanî tarihinin en yalnız Kürt Lideridir. Sayın Talabanî artık yok, Sayın Öcalan yirmi yıldır esir, Barzanî bu süreçte Kürt halkını kazanabilirse büyük işler başarmış olacaktır, aksi halde tüm ortak kazanımlara yazık olur. Kimse yanlış anlamamalı. Kimse kendi kirli bilinçaltı ile bu satırların yazarını Haşd gibi kirli milis grupları koruyor gibi itham etmemeli.

Tersine, her Kürt bu topraklarda tüm işgalci güçlere karşıdır. Sonuç olarak Şingal bir Ezdî kentidir. Hiç bir Kürt o kente özgün bir yönetim oluşturmaktan aciz değildir. Hep birlikte Ortadoğu için örnek olacak demokrasi, özgürlük, eşitlik modelimizi ve kentlerimizi yaratmak için biraraya gelmeliyiz. Kimse bize ne Ortadoğu’dan dememeli, öyle değil, dünya kamuoyundan da iyi bir destek alabilmek için her zaman Ortadoğu’nun ilericileri olmaya çalışmalıyız. Kimse eski Kürt olmamalıdır.

Doğru yapan kazanacak.

 

 

İlginizi çekebilir