Musa Anter cinayeti davası zamanaşımı riski ile karşı karşıya

20 Eylül 1992’de JİTEM tarafından Diyarbakır’ın Seyrantepe Mahallesi’nde vurularak öldürülen Kürt gazeteci ve yazar Musa Anter cinayeti davasının 29. duruşması bugün Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Mahkemede tanıklık yapan eski Ankara  Emniyet Müdürü Zeki Çatalkaya önce gazeteci Latif Şimşek’i sadece basından tanıdığını, daha sonra Şimşek’in bir kez kendisinin makamına geldiğini söyledi.

T24’ün haberine göre duruşmada söz alan Anter ailesinin avukatı Mehmet Selim Okçuoğlu davanın zaman aşımı riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Mahkeme bir sonraki duruşmayı 23 Mart 2022’ye erteledi.

JİTEM ana davasıyla birleştirilen Musa Anter cinayeti davasının 29. duruşması bugün Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Mezopotamya Ajansı’ndaki habere göre duruşmaya Musa Anter’in oğlu Dicle Anter, gazeteci-yazar Hüseyin Akyol ve avukatlar katıldı.

Çatalkaya çelişkili konuştu

Önceki duruşmalarda Beyaz TV moderatörü Latif Şimşek’in Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın mektup ve saç tellerini Ankara eski Emniyet Müdürü Zeki Çatalkaya’ya teslim ettiğini söylemesi üzerine bugünkü duruşmada Çatalkaya tanık olarak dinlendi.

Duruşmaya Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi’yle (SEGBİS) bağlanan Çatalkaya, Latif Şimşek’i sadece basından tanıdığını söyledi.

Daha sonra da Şimşek’in bir kez makamına geldiğini anlattı. Geliş sebebinin özel bir nedeni olduğunu söyledi.

Çatalkaya, “İddia edildiği gibi Şimşek’in Mahmut Yıldırım’a ait olduğunu söylediği bir tutam saçı bana verdiğini hatırlamıyorum. Ben dönemin Ankara Emniyet Müdürü olarak böyle bir istekle ve açıklama ile benim yanıma gelmesi durumunda tabi ki buna kayıtsız kalamazdım. Ancak böyle bir şey hatırlamıyorum. Teslim etseydi gereğinin yapılmasını için işlem yapardım” dedi.

Çatalkaya, Şimşek’in kızının kaçması için kendinden yardım istediğini iddia ederek Şimşek’in ifadesi için “Böyle bir şey olmamıştır. Başka bir konuda benden yardım istiyordu. Bunun haricinde başka bir konu geçmemiştir” diye konuştu.

Avukatlar bir kez daha dosyaların ayrılmasını istedi

Çatalkaya’nın ifadesinin ardından Anter ailesinin avukatı Mehmet Selim Okçuoğlu söz aldı. Okçuoğlu, Musa Anter davasının zaman aşımı riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi ve şöyle konuştu:

“Geçen safahat boyunca maalesef Adalet Bakanlığı bürokrasisinin konuya gereken duyarlılığı göstermemesi sebebiyle yurt dışında bulunan dosya sanıklarından Abdulkadir Aygan’ın (Aziz Turan) savunması bir türlü alınamadı.

“Bu davanın sonucu böyle bir fiile rağmen cezasızlık olamaz. Gelinen aşamada öldürme olayına bağlı dosya esasında karar verilebilir. Biz öncelikle Musa Anter’in katledilmesi olayına dair dosyanın bir dönemin karanlık cinayetlerine konu olan ve JİTEM dosyası olarak anılan dosya ile Ayten Öztürk’ün öldürülmesine dair dava dosyalarından ayrılmasına karar verilmesini istiyoruz.

“Yeşil’e neden ulaşılamıyor”

Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’a ulaşılmamasının nedenini anlayamadıklarını ifade eden Okçuoğlu, “Kendisinin başlangıçta yaşadığını biliyoruz. Ama daha sonra ne oldu bilmiyoruz” dedi.

Dosyanın cezasızlıkla karşılaşmaması için eldeki delillerin dikkate alınarak Cumhuriyet savcısından esas hakkında mütalaa alınıp dosyanın karara çıkarılmasını talep eden Okçuoğlu, sair eksikliklerin de giderilmesini istedi.

Mütalaa veren duruşma savcısı, Diyarbakır Barosu İnsan Hakları Merkezi’nin taraf başvurusunun reddine ve adli kontrol talebiyle serbest bırakılan Hamit Yıldırım’ın adli kontrolünün devamına karar verilmesini istedi.

Mahkeme 4 ay sonraya attı

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Abdulkadir Aygan hakkında Adalet Bakanlığı’na yazılan müzekkereye cevap beklenmesine, tutuklama kararı bulunan sanıklar Abdulkadir Aygan, Mahmut Yıldırım, Muhsin Gül, Mehmet Zahir Karadeniz ve Fethi Çetin hakkında yakalama kararlarının beklenmesine, Diyarbakır Barosu İnsan Hakları Merkezi’nin davaya taraf olma talebinin reddedilmesine, tanıklar Ömer Özüyılmaz ve Celal Yeltekin’in adreslerinin araştırılması için tekrar yazı yazılmasına karar verdi.

Mahkeme heyeti, Anter’in avukatı Selim Okçuoğlu’nun dosyanın tefrikine dair talebinin de reddedilmesine karar vererek, duruşmayı 23 Mart 2022’ye bıraktı.

Dosya Eylül 2022’de zaman aşımına uğrayacak.

İlginizi çekebilir