Kadın tutukluların durumuna dikkat çekildi

İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi Kadın Hakları Komisyonu, Ege Bölgesi’ndeki cezaevlerinde tutuklu bulunan kadınların yaşadığı hak ihlallerine ilişkin Konak Sümerbank önünde açıklama yaptı.
Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre açıklamada, “Ege Bölgesi hapishanelerinde kadın mahpuslara yönelik uygulanan şiddet ve tüm hak ihlallerine dur de” pankartı açılırken, kitle sık sık, “Hasta tutsaklar onurumuzdur” slogan attı. Açılamaya İHD üyelerinin yanı sıra Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay ve İzmir Barış Anneleri Meclisi üyeleri katıldı.
HAMİLE KADINLARIN KONTÖRLÜ YETERSİZ
İHD İzmir Şube Yöneticisi Cemile Karakaya, salgın sürecinde keyfi uygulamaların arttığını dile getirdi.  Karakaya, “Hamile mahpus kadınların hamilelikten kaynaklı yaşadıkları sorunlara gerekli hassasiyet gösterilmiyor. Kadınlar rutin kontrollerinin yapılmadığını, kontrollere götürülseler dahi, hastanelerde yeterli cihazların olmadığı, doktora ulaşmakta zorluk çektikleri bildirilmiştir. Ayrıca ring aracındaki sallanmadan kaynaklı da rahatsızlıklarının arttığını beyan etmişlerdir” diye belirtti.
ŞAKRAN KADIN CEZAEVİ’NDE İHLALLER
Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde salgın sürecinde gardiyanların hijyen kurallarına dikkat etmediği, sıcak suya erişimde sorun yaşandığını aktaran Karakaya, cezaevinde yaşanan diğer sorunları şöyle sıraladı: “Yemekler yetersiz ve kötüdür. Karantina koğuşlarında farklı düşünce yapısından insanlar bir araya getirilmiş, hasta ve çocuklu olan mahpusların durumları kötüleşmiştir. Karantina koğuşu bir tane olup yeterli dezenfekte işlemi yapılmamıştır. Telefon görüşmeleri oldukça kısa tutulmuş ve telefon görüşmelerine eldivensiz çıkmak zorunda kalmışlardır. Eldiven ve maskeleri kantinden yüksek fiyata satın almak zorunda kalmışlardır. Revire çıkmak isteyenler revire çıkarılmamış, ateş ölçümü, test gibi önleyici işlemler yapılmamıştır. Astım ve tansiyon hastaları havalandırılmayan koğuşlarda tutulmuşlardır. Kanser hastaları bulundukları koğuşlarda, alınabilecek tüm önlemleri kendileri almak zorunda kalmışlardır.”
KANSER HASTASI
Erzurum’da meme kanserinden kaynaklı ameliyat olan bir tutuklunun Şakran’a getirildiğini aktaran Karakaya, “Hasta tutuklunun durumu Şakran’da tekrar kötüleştiği için randevu aldığını bildirdi. Ancak bu randevuya geç götürüldüğünü, götürüldüğünde hiçbir işlem yapılmayarak geri getirildiğini, bundan kaynaklı tedavisinin aksadığını belirtmiştir. Gönderdikleri dilekçelere cevap verilmediğini, dilekçelerin işleme konulup konulmadığından dahi şüphe duyduğunu, revir doktorunun mazgala gelip bakıp gittiğini ifade eden tutuklu kanser rahatsızlığından kaynaklı pandemi için büyük risk grubunda olduğunu, tedavi koşullarının hapishanede sağlanmadığını beyan etmiştir” dedi.
12 KİŞİLİK KOĞUŞTA 25 KİŞİ KALDI
Açlık grevinde olan tutsağın tek kişilik hücrede kaldığını ve günde sadece 1 saat havalandırmaya çıkabildiğini dile getiren Karakaya, “Tutuklunun toza alerjisi olduğunu, ayaklarında şişlik ve kas ağrılarının başladığı yakını tarafından beyan edilmiştir. İstanbul’da gözaltına alınıp kelepçeli bir şekilde İzmir Şakran Kadın Cezaevi’ne getirilen kadın mahpus 15 gün karantinada kalmış, bulunduğu yerde çöpler alınmamış 4 ayrı koğuşta kalan mahpuslar karantina nedeni ile 2 koğuşa toplanılmış ve 12 kişinin kaldığı koğuşta 25 kişi kalmıştır. Hasta olanların ilaçları keyfi şekilde verilmemiş, farklı saatlerde kötü yemekler verilmiştir” şeklinde belirtti.
SİSTEMATİK HAK İHLALERİ
İHD’ye gelen bir tutuklunun başvurusunu okuyan Karakaya, “Şakran Kadın kapalı Cezaevi’nde bulunan blokların yüksek güvenlikli, denetimi ve kontrolü sıkı bir şekilde sağlandığı halde arama işleminin bir baskı aracı olarak keyfi şekilde artırıldığı, bu esnada eşyalara zarar verildiği, mahpuslara eziyet edildiği, tüm eşyalarının x ray cihazlardan geçirildiği, erkekler tarafından yapılan bu işlemde mahremiyetlerinin ihlal edildiği derneğimize başvuru olarak belirtilmiştir” diye aktardı.
TALEPLER
Karakaya, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerin durması için ilişkin talepleri şu şekilde sıraladı; “*Devlet kadına karşı şiddeti önlemek için her türlü tedbiri almakla yükümlüdür
 *Başvuru ve şikayetleri herhangi bir kısıtlama olmadan gerekli yerlere ulaşımı sağlanmalıdır.
 *Mahpusların sosyal ve kültürel aktivitelerindeki kısıtlamalar kaldırılmalıdır.
 *Mahpuslara yaşatılan  baskı ortamından vazgeçilmeli, uluslararası hukukun emrettiği şekilde insan onuruna yaraşır bir şekilde muamele gösterilmelidir.”
/MA/
İlginizi çekebilir