İzmir: Emek ve Özgürlük İttifakı halk buluşmasına hazırlanıyor

İZMİR – İzmir’de Emek ve Özgürlük İttifakı 3 Aralık’ta halk buluşması gerçekleştirecek. 
İttifakın yalnızca altı partiden oluşmadığını ve zamanla büyüyeceğini belirten İzmir İl Eşbaşkanları Berna Çelik ve Çınar Altan, ittifakın bu süreçte nasıl yol izleyeceği ile ilgili konuştu.
İttifak zaman içerisinde genişleyecek 
Bu ittifakın kurulma amaçlarından birinin, iki kutba sıkıştırılmak istenen halkların, alternatifsiz olmadığını göstermek olduğunu söyleyen Çelik, “Bu ittifakın amacı haliyle süreci götüremeyen bir cumhur ittifakı ve bu cumhur ittifakına yönelikte herhangi bir alternatif geliştirmeyen millet ittifakının alternatifsiz bırakmaya çalıştığı halkların bir noktada nefes almasını sağlayabilecek bir pozisyonda duran bir bileşim.  Bu bileşim elbette ki sadece bu altı parti ile sınırlı kalacak bir noktada değil. Zaman içerisinde daha fazla genişleyebilecek ve bununla beraber tüm ötekileştirilmiş kimliklere, inançlara, kadınlara, ekolojik mücadele yürüten halklara dönük alternatifler üretmek için üçüncü yolu örmeyle ilgili bir çabayı ortaya çıkartacak. Bu ittifak sadece seçime endeksli kurulan bir ittifak değil. Seçimden sonraki süreçteki mevcut sürece dahil halkların ihtiyaçları çerçevesinde açığa çıkacak sorunları gidermeye dönük te bir çabası olacaktır” şeklinde konuştu.
Sistemin istediği, biat etmek 
Yaşanan sürecin ekonomik olarak zorlu olduğunu kaydeden Çelik şunları söyledi:
“Bu ekonomik buhran bir noktada savaşın yaşandığının göstergesi. Şu anda sadece sokaklarda silahların patlamadığı bir süreci yaşıyoruz. Kürdistan için ayrı bir nokta ama Türkiye metropolleri açısından değerlendirirsek eğer, şu anda yaşadığımız ekonomik kriz insanların sokağa çıktıklarında yol parasını ödemeye dönük yapmış oldukları hesap ya da evlerine götürecekleri bir lokma ekmeğin hesabını yaptıkları bir sürecin içerisindeyiz. Bununla beraber katliamların yaşandığı ve tutuklamaların arttığı bir süreç. Çünkü şu anki sistem şunu istiyor; bana biat edecek, benim söylediklerimi söyleyecek, benimle beraber yol yürüyeceksin. Eğer benim dışında hareket ediyorsan ya seni tutuklarım ya katlederim ya da seni kimliksizleştirir bir tarafa ötelerim. Bunun en bariz örneği Şebnem Korur Fincancı. Türkiye’de ve Avrupa’da tanınan ender insanlardan biridir kendisi. Sosyal medyadaki paylaşımlar üzerinden kimyasal silah kullanımının araştırılmasına yönelik yapmış olduğu bir talep üzerinden TTB’nin başkanıyken tutuklandı ve hala tutukluluğu devam ediyor. Bu noktada özgür basın çalışanı birçok gazeteci arkadaşımız bu haberleri yaptı diye hedef gösterilip tutuklandı. İki gün önce TJA aktivisti olan birçok kadın arkadaşımız şu an hala gözaltında. Çünkü hiçbir şekilde mevcut sürece dahil iktidarla birlikte yol yürümeyeceklerinin iradesini bildiren kişilerdi bunlar. İradeyi açığa çıkarttıkları noktada da hapishanelerle sözlerini ve seslerini kesecek bir noktada sindirme politikası var…”
Ortak mücadele, Emek ve Özgürlük İttifakında
Ortak mücadelenin Emek ve Özgürlük İttifakında olduğunu vurgulayan Çelik, “İddiamız bu ve bu noktada da iddiamızı beraber yükselteceğiz. Bu mücadele tek başına olacak bir şey değil. Bizler birleşe birleşe kazanacağız. Sözümüzü eylemimizi birleştirdiğimiz sürece güçlü duracağız ve bu güçlü duruşu da alanda ortak mücadele ile açığa çıkaracak bir pozisyonda olmamız gerekiyor. HDP olarak beklentimiz bu” diye belirtti.
Birleşik mücadeleyi genişletelim
Çelik, halk buluşmasına çağrıda bulunarak şunları söyledi: “Başta kadınları ayrıca ötekileştirilen kimlikleri ve inançları bunlarla beraber gençleri ve mozaik olan İzmir’de yaşayan bütün halkları 3 Aralıktaki Çiğli Fakir Baykurt Konferans Salonu’nda gerçekleştireceğimiz halk buluşmasına davet ediyoruz. Saat 14.00’de başlayacak halk buluşmamız oraya gelecek bütün halkların kendi dilleriyle, kendi kültürleriyle, kendi kimlikleriyle sözünü söyleyebileceği bir zemin var. O zeminde kendi kimliğini açığa çıkartmaya bütün halkları davet ediyoruz. Bu birleşik mücadeleyi daha fazla genişletmek için de herkesin halk buluşmamızı sahiplenmesini bekliyoruz”
Emek ve Özgürlük İttifakı üçüncü yoldur
HDP’nin uzun süredir demokratik siyaset adına toplumun geniş kesimleriyle birlikte bir demokrasi ittifakı kurulmasına yönelik vurgular yaptığını ve bu ittifakın kurulmasına yönelik görüşmeler ve girişimlerde bulunduğunu söyleyen Çınar Altan ise, “Bu aslında uzun bir süreç. Bu sürecin sonunda da hepinizin takip ettiği üzere 24 Eylül’de içinde partimizin de olduğu altı partiyle birlikte Emek ve Özgürlük İttifakı kendi kuruluşunu deklare etti. Bizler açısından Emek ve Özgürlük İttifakına biçtiğimiz rol ve anlam değerli. Neden? Çünkü partimizin hem programatik olarak formüle ettiği hem de aynı zamanda siyasal ve örgütsel olarak ta inşa etmeyi bir varlık nedeni olarak tariflediği bir üçüncü yol çizgisi var. Bizler açısından bu üçüncü yol demokratik siyasette geniş demokratik kesimlerin kapsamasıyla birlikte aslında uzun erimde mevcut egemen cepheye karşı bir antifaşist temelli bir örgütlenmeyi de içeriyor” diye belirtti.
Türkiye iki blok arasında sıkıştırılıyor
Rejimin sürekliliğinde birleşen iki bloğun olduğuna dikkat çeken Altan, Türkiye siyasetinin bu iki bloğun arasında sıkıştırılmaya çalışıldığını vurguladı. Altan,
“Bizlerin üçüncü yol olarak tarif ettiği ve aslında egemenlerin karşısında ezilenlerin geniş tarihsel ittifakını içeren bu ikinci cephenin kuruluşu adına Emek ve Özgürlük İttifakı’nın önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz. Buna yönelik, bundan sonraki sürecin böyle geniş bir demokratik ittifak içerisinde gerçekleştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü sadece seçimden ibaret olmayan bir süreç bizleri bekliyor. Bu anlamıyla savaş başta olmak üzere, Kürt sorununun demokratik çözümü, azgınlaşan emek sömürüsünün çok daha artacağını öngördüğümüz bu süreç içerisinde geniş işçi, emekçi ve ezilenler açısından böyle bir cephenin kurulması açıkçası çok önemli. Bizler Emek ve Özgürlük İttifakını bir mücadele ittifakı olarak görüyoruz. Yani masa başında kurulan ittifaklardan ziyade, esaslı anlamıyla ittifakları test eden şey sahadır, mücadelenin içerisinde bu ittifaklar varlık hakkını kazanır. Bu anlamıyla Emek ve Özgürlük İttifakı da hem deklarasyondaki vurgularıyla hem de bu zamana kadarki süreç içerisinde böyle bir mücadele ortaklığı içerisinde kendisini inşa etmeyi hedefliyor. Deklarasyon birinci adımdı. Şimdi bu ittifakı, bileşenleri başta olmak üzere daha geniş kesimleri kapsayabilecek bir programa kavuşması bizlerin önünde duruyor. Bunun ilk adımları da açıkçası İzmir’de atılıyor. Hem Emek Özgürlük İttifakı’nın bileşenleriyle birlikte aslında birçok gündemde yan yana gelip omuz omuza mücadele ediyorduk ama şimdi bu ittifak çerçevesi içerisinde bunun yerel inşası olarak İzmir’de yola çıkıyoruz” dedi.
Demokrasi ittifakında birleşelim
İzmir’deki  bütün demokratik kurum, STK, dernek ve kesimleri 3 Aralık’ta gerçekleştirilecek buluşmaya davet ettiklerini söyleyen Altan, “Onlara bir çağrımız var. Gelin bu egemenler cephesinde somutlaşan, bizleri ve milyonları bu ikili çıkar bloğu siyasetine sıkıştırmaya çalışan bu düzene karşı geniş bir demokrasi ittifakında birleşelim. Bu kapsamda tüm kesimleri, tüm ezilenleri 3 Aralık Cumartesi günü saat 14.00’de Çiğli Fakir Baykurt Salonu’nda düzenleyeceğimiz halk buluşmamıza davet ediyoruz” şeklinde konuştu.
F. Funda Akbulut/İzmir
İlginizi çekebilir