Halise Aksoy tahliye edilmedi

Oğlu Agit İpek’in cenazesi kargo kutusunda teslim edilen ve itirafçı tanık Ümit Akbıyık’ın ‘evi güvenilir evdi’ beyanları nedeniyle yaklaşık 9 aydır tutuklu bulunan Halise Aksoy’un ikinci duruşması Diyarbakır 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görüldü. Aksoy’un tutukluluğuna devam kararı verildi

Oğlu Agit İpek’in cenazesi kargo kutusunda teslim edilen ve itirafçı tanık Ümit Akbıyık’ın ‘evi güvenilir evdi’ beyanları nedeniyle yaklaşık 9 aydır tutuklu bulunan Halise Aksoy’un ikinci duruşması Diyarbakır 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görüldü.

Halise Aksoy ve avukatlarının hazır bulunduğu duruşmayı Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekilleri Adalet Kaya, Ceylan Akça; DEM Parti ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi; Özgürlükçü için Hukukçular Derneği (ÖHD) üyeleri ve çok sayıda kişi izledi.

Duruşmada, örgüte katılan ve teslim olan tanık Hatip Güney dinlendi. Güney, ‘Aksoy’un evini güvenilir ev olarak kullandığı’ iddialarını kabul etmezken, Aksoy’u HDP Diyarbakır İl Başkanlığı’nda gördüğünü, herhangi bir diyaloğu olmadığını ifade etti.

Tanığın dinlenmesinden sonra tutukluğa ilişkin mütalaasını veren iddia makamı, Aksoy’un tutukluluğunun devamı yönünde karar verilmesini istedi.

Tutukluluğuna ilişkin Kürtçe savunmasını tercüman aracılığıyla yapan Aksoy, “Tutukluluk halinin devamı talebini kabul etmiyorum. Haksız yere buradayım. Üzerime iftira atılıyor. Tahliyemi istiyorum” dedi.

‘DOSYADA DELİL YOK’

İddia makamının tutukluluğuna ilişkin mütalaayı kabul etmediklerini kaydeden Av. Necat Çiçek, “Müvekkilimize erzak yardımı yapıldığı söylenmiş fakat erzak yardımlarının yapıldığı tarihler arasında bir çelişki var. İtirafçı tanık Ümit Akbıyık’ın kolluk ve savcılıkta verdiği ifadeler arasında da çelişki var. İfadelerde somut beyan yok. İddianame itirafçı tanık Ümit Akbıyık’a tebliğ ettikten sonra yeni beyanda bulunmuş. İddianameden gördüklerinden beyan vermiş. Dosyada herhangi bir delil yok” diyerek, müvekkilinin tahliyesini talep etti.

Avukat Zeynep Karayılan, gizli tanığın dinlenmesi için önceki celsede arar karar kurulduğunu ancak mahkemenin gizli tanığın dinlenmesi için ilgili yerlere müzekkere yazmadığını hatırlatarak, bunun tutukluluğa devam için gerekçe yapılmamasını istedi. Eğer gizli tanık dinlenecekse kendilerinin de hazır olduğu bir duruşmada dinlenmesini isteyen Karayılan, tanıkların ifadelerinin tek başına hükme esas alınmayacağına dair içtihat kararlarını ve doktrinleri mahkeme heyetine sundu. İtirafçı tanık Ümit Akbıyık’ın 3 günde 600’den fazla kişi aleyhine ifade verdiğini hatırlatan Karayılan, “Böyle bir şeyin olmasının imkanı yok. Ümit Akbıyık’ın verdiği beyanlar çelişkili ve nasıl hazırlandığı dahi belli değil. Müvekkilin tutuklu geçirdiği süre, üzerine atılı suçlamaların soyut iddialar olması ve yaşından kaynaklı hastalıkları da var. Tahliyesini talep ediyorum” diye konuştu.

Mahkeme heyeti, kaçma şüphesi, kuvvetli suç şüphesi ve üzerine atılı suçun katalog suçlardan olması nedeniyle Aksoy’un tutukluluğunun devamına karar vererek, duruşmayı 19 Nisan’a erteledi.

AKSOY: BENİ MERAK ETMEYİN, DİRENİYORUM

Mahkemenin tutukluluğa devam kararına Aksoy, “Bana atılan iftiraları kanıtlayın. Burada neden tutuluyorum” demesi üzerine duruşma salonunda bulunanlar alkış ve çalınan zılgıtlar ile durumu protesto etti. Salondakilerin “Halise Anne merak etme seninleyiz” sözlerine Aksoy, salona dönerek, “Beni merak etmeyin ben burada direniyorum” karşılığını verdi.

Duruşma sonrası konuşan DEM Parti Amed Milletvekili Adalet Kaya da “Hukuk garabeti izledik. Düzmece bir dosya ile Halise anne cezaevinde tutuluyor. Halise annenin sağlık sorunları var. Bu dosya uydurulmuş bir dosyadır. Halise annenin uğradığı haksız hukuksuz muameleyi hepimiz biliyoruz. Oğlunun kemikleri ona kutuda verildi. Bugün bu davayı Kürt analarına dönük intikam davası olarak görüyoruz. Halise ana hepimizin anasıdır, onun yanındayız ve verdiği hukuk mücadelesinin yanında olmaya geldik. Yanında durmak bir vicdan meselesidir” ifadelerini kullandı.

İDDİANAMEYE DAİR

Açık tanık Ümit Akbıyık’ın “örgüt üyelerine güvenilir ev sağladığı” iddialarının yer aldığı iddianamede, “gizli ve güvenilir olduğu iddia edilen” evde, siyasetçilerin de aralarında bulunduğu onlarca kişinin kaldığı ileri sürüldü. Akbıyık’ın beyanlarında ve polis araştırmasında Aksoy’un “güvenilir evinde” kalanların isimlerinin yer aldığı iddianamede, E.K., H.B.K., H.D., C.Y., N.Ö., S.A., A.P., B.Y., B.Ü., S.A., M.S.A., Z.K., V.B., H.G., S.A., A.C., D.K.’nin evde kaldığı belirtildi. Birçoğunun halen aktif olarak siyaset sürdürdüğü bu isimlerin “örgüt üyesi” olduğu öne sürüldü.

Aksoy’un oğlunun kemiklerinin kargoyla kendisine teslim edilmesinin basına yansıdığı 2 Mart 2020 tarihinden 2 ay sonra taşındığı yeni evinin Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından takibe alındığı ortaya çıktı. İhbar gerekçesiyle 23 Aralık 2020’den bir gün sonra Aksoy’un evinde gözaltına alınan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi (PM) üyelerinin ise “örgüt üyesi” olarak lanse edildiği iddianamede, HDP üyesi 4 kişinin Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nce aynı gün serbest bırakıldığı ve Aksoy hakkında ise aynı dosyadan takipsizlik kararı verilmesine değinilmedi.

AVUKATI VE KIZI İLE İRTİBATI SUÇ

İddianamede, oğlunun cenazesinin kargoyla gönderilmesinden sonra Aksoy, kendisiyle röportaj yapan gazeteci Beritan Canözer ve Derya Ren ile irtibatlı olmakla, kızı Mizgin Karataş ve avukatı Mehmet Öner’le telefon sinyalleri ve HTS kayıtları çakıştığı gerekçesiyle irtibatlı olmakla suçlandı.

ÇOCUKLARINDAN DOLAYI İLTİSAKLI SAYILDI

Aksoy’un öldürülen oğlu Agit İpek ve örgüte katıldığı belirtilen kız Ş.İ.’den dolayı örgütle “iltisaklı” olduğu öne sürülen iddianamede, “… şüphelinin örgüt içerisinde yukarıda belirtilen tanık beyanları doğrultusunda faaliyet yürüttüğü, örgütün kırsal alanında faaliyet yürüten çocukları dolayısıyla ve örgütle bizzat devam eden iltisakı nedeniyle örgüt içerisinde ‘değer ailesi’ olarak tanımlandığı…” ifadelerine yer verildi.

Aksoy’un evini, “örgüte katılım yapmak isteyenleri”, “örgüt mensuplarının karıştığı olaylardan sonra saklandığı”, “barındığı” ve “güvenli ev” olarak kullandığı, “örgütün talimatları doğrultusunda gizlilik içinde hareket ettiği” ileri sürülen iddianamede, böylelikle Aksoy’un üzerine atılı “örgüt üyeliği” suçunu işlediği öne sürüldü. (MA)

 

İlginizi çekebilir