DEM Partili Koçyiğit: Kürt halkının anadili seçmeli dil olamaz

DEM Partili Koçyiğit, Meclis’in 20 milyon Kürt’ün ve diğer halkların anadil hakkını koruması gibi bir sorumluluğu olduğunu söyledi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasının başında 9 Şubat’ta Batman’da kaybolan 26 yaşındaki Rojwelat Kızmaz hakkında konuşan Koçyiğit, ailesinin kaybolduktan sonra Emniyete gittiğini ardından Hasankeyf’te baraj gölünün kenarında giysilerinin bulunduğunu hatırlattı.

Rojwelat’ın aynı zamanda Gülistan Doku’nun çok yakın arkadaşı olduğunu kaydeden Koçyiğit, “Bu anlamda hem bizim hem de ailesinin kaygıları var. Akıbetinin Gülistan gibi olmasından endişe ediyorlar” dedi.

 “Öcalan’ın özgürlüğü ve Kürt sorununun çözümü için yürüyoruz”

1 Şubat’ta 2 koldan başlattıkları “Özgürlük Yürüyüşü”nğün 12’nci gününde devam ettiğini aktaran Koçyiğit, “Niye yürüyor Özgürlük Yürüyüşçüleri? 21 Mart 2021’den beri, yani 1059 gündür İmralı’da mutlak tecrit altında olan Sayın Öcalan’a yönelik tecridin sonlandırılması, fiziki özgürlüğünün sağlanması ve Kürt sorununun demokratik barışçıl yollardan çözülmesi için bir sürecin başlatılması talebiyle yürüyor” diye konuştu.

“Bu ülkede ciddi bir işsizlik sorunu var”

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı işsizlik verilerine değinen Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Hangi tanıma göre bakarsanız bakın bir gerçek var o da bu ülkede ciddi bir işsizlik sorunu olduğudur. Özellikle kadınlar, genç kadınlar ve gençler arasında ciddi bir işsizlik olduğunu hem verilerden biliyoruz hem de yaşamın içerisinde buna tanıklık ediyoruz” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hatay’da, “Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa, o şehre herhangi bir hizmet gelmez” dediğini anımsatan Koçyiğit, basına yansıyan İller Bankası verilerinin “iktidarın belediyeleri siyasi rengine göre ayırdığını gösterdiğini” söyledi.

“Meclis’in 20 milyon Kürt’ün anadil hakkını koruma sorumluluğu var”

Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Meclis’in bu ülkede yaşayan 20 milyon Kürt’ün ve diğer halkların anadil hakkını, anadil hukukunu koruması gibi bir sorumluluğu var. İkinci yarı yıl başladığı için seçmeli ders tartışmaları üzerinden Kürtçe yeniden gündem oldu. Kürtçenin okullarda seçmeli bir şekilde okutulması meselesi üzerinden anadil hakkını konuşuyoruz. Anadil varoluşsal bir haktır. Kişiye sıkı sıkıya bağlı olan, asla devredilemeyen, insanın içinde doğduğu ilk evrendir. Anadilden ayrı olmak aslında sizin var oluşunuza yönelik büyük bir tehdittir. Bunun altını çizmemiz gerekiyor. Anadilinde eğitim ve bütün kamusal hizmetlerin anadilinde olması; dil hakkı ihlalini engeller, eğitim hakkı ihlalini engeller, kültürel hakların ihlalini engeller, toplumsal ayrımcılık ve dışlanmayı engeller. Demokratik katılımın önündeki engelleri ortadan kaldırır, uzlaşma ve barış süreçlerinin önünü açar. Tam bir toplumsal barışın sağlanmasının en önemli başlıklarından biri de anadilinde eğitim ve kamusal hizmetlerdir” ifadelerini kullandı.

“Anadilimizi seçmeli bir dil olarak seçmek zorunda kalmak en temel hak ihlalidir”

Gülistan Kılıç Koçyiğit şöyle devam etti:

“Türkiye’de Kürtçe seçmeli ders olarak Çözüm Sürecinde müfredata yerleştirildi. AKP bunu bir lütuf gibi ifade ediyor. Ancak Kürtçenin seçmeli olmasının aslında yürüyen mücadele ile bağını görmek gerekiyor. Birincisi bu. İkincisi; bu ülkede yaşayan Kürt halkının anadili seçmeli dil olamaz. Bir dili seçmeli dil olarak ancak bir yabancı dil olursa seçebilirsiniz. İngilizceyi ikinci bir dil olarak öğrenmek için seçebiliriz. Almancayı, Fransızcayı seçebiliriz ama kendi anadilimizi seçemeyiz. Çünkü bizim anadilimiz zaten. Anadilimizi seçmeli bir dil olarak seçmek zorunda kalmak en temel hak ihlalidir. O nedenle DEM Parti olarak, anadilinde eğitim ve anadilinde kamusal hizmet temel talebimizi yineliyoruz.”

İsim vermeden HÜDA PAR’ın Kürtçe seçmeli dersler hakkındaki açıklamalarına atıfta bulunan Gülistan Kılıç Koçyiğit, “AKP’nin ittifak yapıp Meclis’e taşıdığı bazı kesimler, bu ülkede Kürtçe sorunu yoktur, anadil sorunu yoktur gibi cümleler sarf etmiş. Biz kendilerine buradan çağrı yapıyoruz; gelip Meclis’te 3 kelime Kürtçe konuşsunlar, bakalım bu ülkede Kürtçe konuşmak serbest mi, serbest değil mi görsünler. Herhalde biz Kürtçe konuştuğumuzda tutanaklara “X” diye geçince ve birileri bize Anayasa ve içtüzük hatırlatınca hiç rahatsız olmuyorlar ki anadil hakkının korunduğunu, Kürtçe üzerinde bir ret ve inkar politikasının olmadığını söyleme aymazlığına kapılabiliyorlar. Diyecek söz bulamıyoruz. Onları Kürt halkının ve Türkiye kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz. Halkımız her şeyi çok iyi görüyor” değerlendirmesinde bulundu.

 

/rd/

İlginizi çekebilir