Çin’le Tayvan arasında karşılıklı sert açıklamalar

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in yeni yıl mesajında Çin’in, Tayvan’la yeniden birleşmesinin kaçınılmaz olduğu yönündeki açıklamasına Tayvan lideri Tsai Ing-wen’den yanıt geldi. Tsai, Çin’le ilişkilerinde temel ilkelerinin “demokrasi” olduğunun altını çizdi.

Benzer haberler

Avrupa Parlamentosu üyelerinin telefonlarında casus yazılım…

Venezuela’da altın madeni faciası: En az 30 ölü

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, yeni yıl konuşmasında verdiği mesajında, “Çin’in Tayvan’la yeniden birleşmesinin kaçınılmaz” olduğunu söyledi.

Şi, Pekin’in egemenlik iddia ettiği Tayvan Adası’nın yeni liderini seçmesine iki haftadan az bir süre kala, bu yılki yeni yıl mesajında geçen seneye göre daha güçlü bir dil kullandı.

Demokratik yollarla yönetilen Tayvan’daki başkanlık ve parlamento seçimleri 13 Ocak’ta gerçekleştirilecek.

Çin, Tayvan’ı kendi toprağı olarak görüyor.

Pekin, adayı kontrolü altına almak için güç kullanmaktan hiçbir zaman vazgeçmiş değil.

Ancak Şi, devlet televizyonunda canlı yayınlanan bu yılki konuşmasında askeri önlemlere değinmedi.

Çin lideri, “Anavatanın yeniden birleşmesi tarihi bir kaçınılmazlıktır.” dedi. Şi’nin bu ifadesi, Çin devlet ajansı Xinhua tarafından resmi İngilizce çevirisinde “Çin kesinlikle yeniden birleşecek” diye daha yumuşak tonda aktarıldı.

Şi konuşmasının devamında, “Tayvan Boğazı’nın iki yakasındaki yurttaşlar, ortak bir amaç duygusuyla birbirlerine bağlı olmalı ve Çin ulusunun yeniden canlanmasının zaferini paylaşmalı.” dedi.

Keza buradaki resmi İngilizce çeviride de “yurttaşlar” yerine “tüm Çinliler” ifadesine yer verildi.

Tayvan’dan yanıt: İlişkilere Tayvan halkının iradesi karar verir

Çin liderinin “yeniden birleşmenin kaçınılmaz” olduğu ifadesine yanıt veren Tayvan Devlet Başkanı Tsai Ing-wen, Tayvan’ın Çin ile ilişkilerine halkın iradesinin karar vermesi ve olası barışın da “haysiyeti” (onuru) temel alması gerektiğini dile getirdi.

Başkent Taipei’deki başkanlık ofisinde düzenlenen yeni yıl basın toplantısında Şi Cinping’in ifadelerini nasıl değerlendirdiği sorulan Tsai, Çin ile ilişkilerde nasıl bir yol izleneceğine dair en önemli ilkenin “demokrasi” olduğu cevabını verdi.

Tsai, “Bu, Tayvan halkının ortak iradesini alarak bir karar vermektir. Biz demokratik bir ülkeyiz” ifadesini kullandı.

Ayrıca Tsai, Çin’in Tayvan’daki seçimlerin sonuçlarına saygı duyması gerektiğini ve Tayvan Boğazı’nda barış ve istikrarı korumanın her iki tarafın da sorumluluğu olduğunu sözlerine ekledi.

Pekin, Tayvan’daki seçimleri “savaş ile barış arasında bir tercih” olarak değerlendiriyor. Ayrıca “ayrılıkçı” olduğunu ileri sürdüğü Tsai’nin daha önce yaptığı görüşme tekliflerini de geri çevirdi.

Tsai, görev süresi boyunca Tayvan’ın savunmasını güçlendirmeyi ve modernleştirmeyi öncelik haline getirdi.

Tayvan lideri, “Herkesin evinin kapısında kilit vardır ve bu kilit yan komşuyu kışkırtmak için değil, kendinizi daha güvende hissetmek içindir. Aynı şey ülkenin kapıları için de geçerlidir. Tayvan halkı barış istiyor ama biz onurlu bir barış istiyoruz.” sözleriyle Pekin’e mesaj verdi.

Tayvan hükümeti, Çin’in sahte haberler ya da askeri veya ticari baskılar yoluyla seçimlere müdahale etmeye çalıştığı konusunda defalarca uyarıda bulundu. Tsai, halkın bu konuda teyakkuzda olmasını umduğunu belirtti.

Tayvanlı şirketlerin dünyaya küresel açıdan bakması ve çeşitlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Tsai, “Çin’e bel bağlama yoluna dönmek yerine doğru olan budur, özellikle de Çin’in istikrarsız piyasasında öngörülemeyen riskler söz konusuyken.” ifadelerini kullandı.

İlaveten, “Boğazın etrafında sağlıklı ve düzenli etkileşimleri her zaman memnuniyetle karşıladık, ancak ticari ve ekonomik alışverişler siyasi bir araç haline gelemez.” diye Pekin’e rest çekti.

/euronews/

İlginizi çekebilir