CHP Genel Başkan Yardımcısı Taşçıer: Toplum baskısı erken seçimi getirebilir

CHP’nin şu anda “erken seçim çağrısı” gibi bir tartışması olmadığını belirten Taşçıer, yine de toplumsal baskının bunu zorlayabileceğini dile getiriyor:

T24’ten Ayşe Sayın’ın haberi

Yerel seçimlerinden çıkan sonuç, 47 yıl sonra Türkiye’nin birinci partisi konumuna yükselen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) için de beklenmedik bir durumdu.

Seçim öncesinde CHP kurmayları, mevcut belediyelerinin büyük bölümünü koruyacaklarını; Balıkesir, Manisa, Bursa gibi kentleri kazanacaklarını düşünüyordu.

Ancak CHP’nin Türkiye’de birinci parti olacağı, “seçim senaryoları” içinde bile konuşulmuyordu.

O nedenle, seçim akşamı, CHP Genel Başkan Özgür Özel’in basın toplantısını izlerken, birçok yönetici ve milletvekilinden, “Evet bir başarı bekliyorduk ama böyle bir birincilik hepimiz için sürprizdi” yorumunu sıkça duyduk.

CHP’yi birinciliğe taşıyan yerel seçimlerin siyasi sonuçlarına ilişkin iki başlık öne çıkıyor.

Bunlardan ilki CHP’nin bu başarının ardından erken seçimi zorlayıp zorlamayacağı, diğeri ise yerel seçim sonuçlarının 2028 seçimlerine nasıl yansıyacağı.

Seçim sonuçlarının kesinleşmesinin ardından, sadece CHP yönetimi değil, seçimde başarı kazanan, kaybeden siyasi partilerin alınan sonuçları masaya yatırıp, yeni yol haritalarını belirlemeleri bekleniyor.

Peki yerel seçimlerin ardından, CHP’de seçim başarısının nedenleri ve geleceğe dönük olası sonuçları nasıl görülüyor?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşçıer: Toplum baskısı erken seçimi getirebilir

BBC Türkçe’ye seçim sonuçlarını değerlendiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşçıer, başarıdaki en büyük payın, CHP’li belediyelerin 5 yıl boyunca izlediği sosyal belediyecilik yaklaşımı olduğu görüşünde.

CHP Merkez Yönetim Kurulu’nda (MYK), “çalışma ve sosyal güvenlikten sorumlu gölge bakan” olan Taşçıer, başta Ankara ve İstanbul olmak üzere CHP’li belediyelerin gıda, et, doğalgaz yardımından kreş hizmetlerine kadar, dar gelirli kesimlerin “hayatlarına dokunan, ekonomik sıkıntılarının yükünü hafifleten” politikalarının seçmende karşılık bulduğunu söylüyor.

Başarılarında iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) kötü politikalarına duyulan tepkinin de etkisi olduğunu kaydeden Taşçıer, “Yerel yönetimlerin başarısıyla, CHP olarak seçmene “Daha iyisini yapabiliriz” duygusunu vermişiz, bir önyargıyı kırmışız aslında” diyor ve ekliyor:

“Biz sahada da görüyorduk. CHP’ye hayatı boyunca oy vermeyen aldığımız öyle iller var ki…Yaşam tarzına ters gören anlayışın oyunu alabildiysek, doğru yoldayız demektir. Bunda da en önemli katkının partideki değişim ve özeleştiri yapılması olduğunu düşünüyorum. CHP’nin genel seçim sonrası özeleştiri yapmış olması kıymetli.”

Taşçıer, AKP’nin, seçimi kaybetmemek için emeklilere zam yapmaktan kaçınmayacağını ancak “kasanın boş” olması nedeniyle artık bu olanağın elinde olmadığına da işaret ediyor.

CHP’nin şu anda “erken seçim çağrısı” gibi bir tartışması olmadığını belirten Taşçıer, yine de toplumsal baskının bunu zorlayabileceğini dile getiriyor:

“Genel başkanımız yola çıktığında iddiası yüzde 25’lik cam tavandı. Şimdi CHP yarım asırdan sonra birinci parti oldu. Erken seçim sadece CHP’nin dillendirmesiyle olmaz. Cumhurbaşkanı, ‘4 yıllık seçimsiz bir süreç’ dedi. Anayasa’da erken seçimin koşulları belli.

“AKP de bu seçimin böyle olabileceğini öngörebilirdi ve zam yapabilirdi. Ama yapamadı çünkü ekonomi çökmüş durumda. Seçimlerden sonra iktidarın değişebileceğine olan inanç artık bu iktidarı tutmaya yetmeyecek. Ekonomideki bu durum, öyle bir toplumsal krize dönüşecek ki, bizim çağrımızla değil, toplumsal baskıyla bir erken seçime dönüşecek süreç öngörüyorum.”

Taşçıer, CHP’li yeni belediyelerin de “rüştünü ispat ederek” başarılı hizmetler vermesinin, partisini ilk seçimde iktidara taşıyacağı görüşünde.

CHP milletvekili Tezcan: Üst üste seçim halkı yorar

CHP’nin deneyimli siyasetçilerinden Aydın Milletvekili Bülent Tezcan da, partisinin şimdiden bir erken seçim çağrısı yapmasını olası görmüyor.

Seçmenin mevcut belediyeleri başarılı gördüğünü ve yenilerini de izleyerek vaatleri doğrultusunda hizmet beklediğini anlatan Tezcan, seçmenin iktidara da, uyguladığı politikalar nedeniyle ciddi bir “ihtar verdiğine” dikkat çekiyor.

Tezcan, erken seçimin ancak toplumsal talep olması halinde gündeme gelebileceği görüşünde:

“Üst üste seçimler halkı yorar. Halk sükunet içinde geçireceği bir dönem ister, sandığın mesajını bütün tarafların sindirilmesini bekler. Dolayısıyla biz bize verilen güvenin karşılığını göstereceğiz, bir hizmet dönemi olacak.

“Halk, iktidardan da, verilen ihtarın karşılığını verip vermediğini görecek. Onun için hemen bir seçim olmaz. Halktan seçimle ilgili bir talep yükselirse hiçbir siyasi parti bunun karşısında elbette duramaz.”

Tezcan, yerel seçim başarısının artık CHP’de iç tartışmaları bitireceği ve “güçlü bir birlik” dönemini de başlatacağı kanısında.

CHP’nin Kasım ayındaki kurultayının parti yönetiminde “demokratik seçimle değişim olabileceğini” gösterdiğine işaret eden Tezcan, “Parti örgütü de bu suhuletli dönemde, yenilenme, yapısal dönüşümün boyutlarını tartışmalı; tüzüğüyle, ideolojisiyle, başardıklarını da örnek alarak yapısal dönüşümünü gerçekleştirmeli” diyor.

Tezcan’a göre yeni dönemde partisel ittifakların yerini geniş toplumsal kesimleri buluşturan taban ittifakları alacak.

Bunun işaretinin verildiğini söyleyen Tezcan’ın, bunun ilk genel seçime nasıl yansıyacağına ilişkin tahmini ise şöyle:

“2023 kurultayı, CHP’nin değişebilme kapasitesini göstermişti. Yerel seçim de, Türkiye’de iktidarın değişebileceğini gösterdi. Bunun sonucunu önümüzdeki seçimlerde alacağız ve iktidar olacağız.”

İlginizi çekebilir