Bedri Adanır: Diyarbakırlı Filozof Ramazan’ı kim, niye katletti? 

 

Diyarbakırlı Ramazan Böçkün’ün (1) İstanbul’da katledildiğini duyduktan hemen sonra arama motorlarının önüme çıkardığı ne varsa okudum, dinledim, izledim. Tanıyan esnafları, gazeteci ve yazarları arayıp onlara da sordum, onlardan da dinledim.  

Şu an öyle hayıflanıyorum ki!  

Sur’un talan edilmesinden sonra olabildiğince yolumu düşürmedim oralara. O yüzden bir kez olsun Ramazan hocayı görmedim, onunla sohbet edemedim, onu dinleyemedim.  

Yattığı yer incitmesin, nur içinde yatsın.  

Kim ne derse desin, gözlerimle gördüm, kulaklarımla duydum: Ramazan Böçkün, Diyarbakırlıların deyimiyle ‘Filozof Ramazan’ yoksul bir derviştir. İnancını çok samimi bir şekilde yaşadığı her halinden, en çok da yoksulluğundan bellidir. 

Ramazan Böçkün; Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki tarihi Ulu Cami içinde-önünde oturan, sonraları geçimini sağlamak için aynı zamanda tespih satan; Kuran okuyan, kendince öğrendiklerinin anlatan, ‘tebliğ eden’, kendi halinde, haddinde, maddi anlamda yoksul bir insanmış.  

‘Din tüccarı değilim’ 

Deli, demişler ona. Şizofreni teşhisi koymuşlar, bu yüzden hastanede gözlem altına almışlar. Ailesi de buna uygun beyanlarda bulunmuş. Oysa olan biteni Böçkün’ün şu sözleri ayan beyan anlatmaya yetiyor:  

“Ben din tüccarı değilim. Mezarlıkta ağaç budadım, tespih sattım, inşaatlarda çalıştım; helal, temiz…”   

Öyle naif ki, insanın aklı almıyor, nasıl kıyılır böyle bir insana? Maddi yoksulluğu apaçık bir tercih ama insana öyle dokunuyor ki? Şatafat içinde sapkınca yaşayan sözde tarikatların bilmem nelerinin onun hakkında konuşması öyle ağrıma gidiyor ki…  

Böçkün’ü kim, niye katletti? 

Belli ki birilerinin ‘din ticaretine’ çomak sokmayı başarmıştı Filozof Ramazan! Ne mutlu ona!  

Failleri ve failleri azmettirenler yakalandı mı? Bilmiyorum. Münferit bir olay, denilip kapatılmasına şaşırmayacağız elbette, adamlar Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımıyor, öyle şirazeleri kaymış.  

Kimse kusura bakmasın, Ramazan hocanın nasıl yaşadığı ile ilgileniyorum ben ve nasıl yaşadığı, kendi inancına göre bir derviş gibi yaşaması gerçekten etkileyicidir; birçok açıdan da deşmeye, incelemeye değerdir.  

Üç sonuç 

Bir: Ramazan Böçkün dürüst bir müslüman olduğu için öldürüldü. Anlattıklarına katılırız katılmayız, bu başka bir şey ama kendi inancına göre dürüsttür.  

İki: Ramazan Böçkün din tüccarı olmayan bir müslüman olduğu için din tüccarı olanların hedefi oldu.  

Üç: Denklem karmaşık olmasına karmaşık ama şu an sarih olan şu ki, görece dürüst müslümanlar arasından, en kolay yine Kürt olanını öldürmek. Niye? Çünkü sağcısı da, ‘solcusu’ da Kürt düşmanı.  

 

 

İlginizi çekebilir