Avrupa’da 2023 yılına damga vuran olaylar

2023 yılı sona yaklaşırken euronews, 2023’te Avrupa’yı şekillendiren on önemli olayı ayrıntılarıyla derledi.

Benzer haberler

Rusya’dan İsveç’e uyarı: Baltık Denizi NATO…

Bitcoin’in fiyatı ilk kez 60 bin doları geçti

1. Ukrayna’da savaş birinci yılını doldurdu

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Rusya’nın Ukrayna işgaline başlamasının birinci yıl dönümünü Londra, Paris ve Brüksel’e düzenlediği hızlı turla geçirdi. Başkan, müttefiklere savaşın harap ettiği ülkeye desteklerini artırmasın istedi ve Brüksel’de Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne hızla katılması yönünde çağrıda bulundu.

Zelenskiy Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada “Bu bizim Avrupa’mız. Bunlar bizim kurallarımız. Bu bizim yaşam biçimimiz. Ve Ukrayna için bu eve dönüş yoludur,” dedi.

2. Finlandiya NATO’ya katıldı

Finlandiya, 4 Nisan’da NATO’nun 31. üyesi oldu ve ittifakın Rusya ile olan kara sınırı uzunluğunu ikiye katladı.

Ukrayna’nın işgali, Finlandiya ve İsveç’in onlarca yıldır sürdürdüğü askeri bağlantısızlık politikasından vazgeçmesine neden oldu ve her iki ülke de Mayıs 2022’de NATO üyeliğine başvurdu.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ülkenin PKK militanları barındırdığı endişesi nedeniyle İsveç’in üyeliğini durdurdu. Temmuz ayında vetosunu kaldırdı ve Türk parlamentosu Aralık ayında onay vererek İsveç’in 2024 başlarında katılımının önünü açtı.3. Adriana göçmen teknesi faciası

750 kadar göçmeni taşıyan aşırı yüklü bir balıkçı teknesi, 14 Haziran’da Yunanistan’ın Pylos sahili açıklarında alabora oldu.

Yunan Sahil Güvenliği (HCG) ve ordunun gerçekleştirdiği arama kurtarma operasyonunda 104 kişi kurtarıldı ve 82 ceset bulundu. Yine de yetkililer daha sonra 500’den fazla kişinin hayatını kaybettiğinin tahmin edildiğini doğruladı.

Çelişkili ifadeler, HCG kurtarma botunun teknenin sallanmasına ve alabora olmasına neden olup olmadığı konusunda soruları gündeme getirdi. AB’nin sınır kurumu Frontex de müdahale operasyonundaki rolü konusunda artan bir incelemeyle karşı karşıya kaldı.

4. AB’nin Doğa Restorasyon Yasası ucu ucuna onaylandı

2030 yılına kadar Avrupa Birliği kara ve denizlerinin en az yüzde 20’sini rehabilite etmeyi amaçlayan yeni yasa tasarısı, temmuz ayında Avrupa Parlamentosu’nda yapılan kritik oylamada onaylandı.

Sağcı partiler, özellikle de Avrupa Halk Partisi (EPP), çiftçilerin ve balıkçıların geçim kaynaklarına yönelik tehdidi öne sürerek yasayı tamamen reddetmek amacıyla sert bir kampanya başlatmıştı. Oylama, Avrupa’nın biyolojik çeşitliliğini korumak amacıyla şiddetli tepkilere karşı direnen ilericiler, çevreciler ve doğa korumacılar için bir zafer olarak görüldü.

Yasa, milletvekillerinin üye ülkelerle anlaşmaya vardığı kasım ayında bir engeli daha aşmış oldu.

5. Yunanistan, AB’de kaydedilen en büyük orman yangınıyla mücadele etti

Avrupa Birliği’nde şimdiye kadar kaydedilen en büyük orman yangını ağustos ayında Yunanistan’ın kuzeydoğusunda yaşandı. Yangını kontrol altına almak için AB’nin havadan yangınla mücadele filosunun yarısı seferber edildi.

Avrupa Orman Yangını Bilgi Sisteminden (EFFIS) elde edilen en son verilere göre, yalnızca bu yıl AB’nin 27 üye ülkesinde 463 bin hektarlık alan kül oldu.

İspanya’nın Kanarya Adaları, Yunanistan’ın Rodos ve Korfu Adaları, Portekiz’in güneyindeki Algarve bölgesi ve İtalya’nın Sicilya Adası’nın tamamında yoğun yaz yangınları yaşandı.

6. İsrail Hamas savaşı

Hamas militanlarının 7 Ekim’de İsrail’e düzenlediği sürpriz saldırıda bin 100’den fazla kişi hayatını kaybetti ve 250 civarında kişi rehin alındı. Bu, kasım ayı sonlarında varılan geçici ateşkes dışında, o zamandan beri aralıksız devam eden yıkıcı bir savaşın başlamasına yol açtı. İsrail’in Gazze’ye saldırılarında 21 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti.

Gazze Şeridi’ni saran insani kriz, Avrupa’da farklı tepkilere yol açtı. Bazı ülkeler başından itibaren insani ateşkes çağrısında bulunurken, bazıları İsrail’in meşru müdafaa hakkını destekledi ve Hamas’ın askeri yollarla ortadan kaldırılması gerektiğini öne sürdü.

Aralık ayı başlarında AB üye devletlerinin çoğunluğu, “derhal insani ateşkes” çağrısında bulunan Birleşmiş Milletler kararını destekledi.

7. Polonya’da AB yanlısı muhalefet iktidara geldi

Polonya’da ekim ayında yapılan seçimlerde muhalefet partileri, iktidardaki Hukuk ve Adalet Partisi’ni (PiS) devirmeye yetecek kadar oy toplayarak, eski Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk’ın yeni başbakan olmasının önünü açtı.

PiS yüzde 35 oyla en büyük parti olmasına rağmen Tusk, Sivil Koalisyon partisinin AB yanlısı diğer iki parti olan Üçüncü Yol Partisi ve Yeni Sol ile anlaşmaya varmasının ardından koalisyon hükümeti kurmayı başardı.

Tusk o zamandan beri hukukun üstünlüğüne ilişkin politikaları değiştirmek için ilk adımları attı; Avrupa savcılığına katılma sürecini başlattı ve popülist seleflerinin sıkı kontrolü altında olan devlet televizyonu ve radyosunun patronlarını görevden aldı.

8. Af anlaşması İspanya’da protestolara yol açtı

Temmuz ayında yapılan sonuçsuz genel seçimler, İspanya’daki sağ veya sol koalisyonlara hükümete giden açık bir yol bırakmadı. Ancak sosyalist lider Pedro Sánchez, 2017’de İspanya’dan ayrılmak için düzenlenen başarısız referandumu organize edenler için tartışmalı bir af karşılığında Katalan ayrılıkçılarla hükümet kurma anlaşması yaptı.

Anlaşma, İspanya’nın başkenti Madrid’de haftalarca süren şiddetli protestolara yol açtı ve potansiyel hukukun üstünlüğü ihlallerine ilişkin endişeler nedeniyle Brüksel’deki yetkililer inceleme başlattı.

9. Hollanda seçimlerini Geert Wilders kazandı

Hollanda’daki erken seçim kasım ayında şok bir sonuç verdi. Avrupa Birliği ve İslam karşıtı Özgürlük Partisi (PVV) zafer elde etti.

PVV lideri Geert Wilders, daha önce camilerin ve başörtüsünün yasaklanması ve Hollanda’nın AB’den çıkışı konusunda referandum yapılması çağrılarının ardından katı politikalarını yumuşatacağına söz verdi.

Ancak merkez sağ partilerin Wilders’le güçlerini birleştirme konusunda tereddüt etmesi nedeniyle devam eden koalisyon görüşmelerinde aşırı sağcı politikacı 76 sandalyelik çoğunluğu sağlama konusunda başarısız olabilir.

10. Ukrayna, Moldova ve Gürcistan AB üyeliğine adım adım yaklaşıyor

AB ülkeleri, Avrupa Komisyonu’nun tavsiyesi üzerine Ukrayna ve Moldova’nın AB üyeliğine ilişkin resmi müzakerelerin aralık ayında başlatılmasını onayladı.

Macaristan Başbakanı Viktor Orban planlı bir siyasi hareketle oylamada çekimser kaldı ve geri kalan 26 liderin oybirliğiyle karar almasına izin vermek için odayı bir anlığına terk etti. Gürcistan aynı zamanda AB’ye katılım için resmi aday ilan edildi.

Brüksel ayrıca Aralık ayındaki zirvede Ukrayna için 50 milyar euroluk uzun vadeli bir fonu onaylamayı umuyordu ancak Orban’ın direnişiyle karşılaştı.

İlginizi çekebilir