Rutte’nin NATO Genel Sekreterliği’ne Doğu Avrupa ülkeleri ve Macaristan’dan itiraz

DünyaGündem

Ukrayna Savaşı nedeniyle görev süresi iki kez uzatılan ancak Ekim ayında görevi devretmeye hazırlanan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’ten boşalacak koltuğa gelecek isim netleşiyor. VOA Türkçe’den Arzu Çakır’ın haberi:

NATO’nun 75’inci yıldönümüne denk gelen zirvede, Hollanda Başbakanı Mark Rutte favori isim olarak ön plana çıkıyor.

Stoltenberg’in halefinin Temmuz ayında Washington’da yapılacak NATO Zirvesi’nde açıklanması bekleniyor.

Macaristan: “Desteklemiyoruz”

İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılımına iki yıl boyunca karşı çıkan Viktor Orban yönetimindeki Macaristan, Rutte’nin adaylığına karşı olduğunu açıkladı.

Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto, Mark Rutte’nin adaylığını destekleyemeyeceğini söyledi.

Szijjarto, Rutte’nin Macaristan ile AB arasındaki yönetim tartışması sırasında aldığı tutuma atıfta bulunarak, “Daha önce Macaristan’a diz çöktürmek isteyen bir adamın NATO genel sekreteri pozisyonuna seçilmesini kesinlikle destekleyemeyiz” dedi.

Bu açıklama, Rutte’nin Orban hükümetinin demokrasideki gerileme endişeleri nedeniyle benimsediği bazı politikaları kınamasının ardından geldi.

Ayrıca, AB ve NATO’da üst düzey görevler için kulisler hızlanırken, bu iki kuruma 20 yıl önce katılan Doğu Avrupa ve Baltık ülkeleri, Mark Rutte’nin NATO başkanlığına atanma ihtimali karşısında öfkesini gizlemiyor.

Üye olmalarına rağmen, yönetim kademelerinde yeterince temsil edilmediklerinden şikayet eden Doğu Avrupa ülkeleri, Haziran ayında bir kez daha kilit görevlere Doğu Avrupa ve Baltık ülkelerinden bir isim gelmemesinden endişe ediyor.

Bu ülkeler, “ittifak içinde hala birinci ve ikinci sınıf ülkeler var” diyerek AB ya da NATO’ya “kendilerinden bir ismin atanmamasını” eleştiriyor.

Türkiye’den açıklama yok

Diplomatlar Macaristan ile Türkiye’nin de bu adaylığa itiraz etme olasılığını dile getiriyor. Ancak şu ana kadar Türkiye’den, karşı bir görüş dile getirilmedi.

“NATO’nun Geleceği” kitabının yazarı Norveç Savunma Araştırmaları Enstitüsü’nden Paal Sigurd Hilde gibi uzmanlar, Batı Avrupalı adayların mevcut siyasi ortamda neden tercih edildiğini, “Bu ülkelerden gelen adaylar genel olarak müttefiklerin çoğu veya tümü tarafından kabul edilebilir. Ancak örneğin Türkiye’den gelecek bir adaya, Yunanistan’ın, bir Yunan adaya ise Türkiye’nin destek vermesi daha zor” sözleriyle açıklıyor.

NATO liderleri tüm üyelerin onayıyla, resmi bir seçim süreci yerine diplomatik istişareler yoluyla 4 yıllığına seçiliyor. Yani nihai karara varmak için İsveç ile birlikte 32 üyenin tamamının onayı gerekiyor.

“Tecrübeli, uzlaşmacı ve temsil gücü olan” bir isim beklentisi

ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya’nın da aralarında bulunduğu yaklaşık 20 NATO müttefiki ülke, ittifak için çok kritik bir zamanda yapılacak görev değişimi için Hollanda Başbakanı Mark Rutte’den yana ağırlığını koydu.

Müttefikler yeni Genel Sekreter’den, NATO üyelerinin Ukrayna’nın maliyetli savunmasına verdiği desteği sürdürmesini ve aynı zamanda ittifakı doğrudan Moskova ile bir savaşa sürükleyecek herhangi bir gerilime karşı korumasını bekliyor.

Bu nedenle NATO’nun güçlü müttefikleri, bu makama “tecrübeli, uzlaşmacı ve temsil gücü olan” bir ismin gelmesini istiyor. Bunlar, büyük bir organizasyonu yönetmek için kritik beceriler olarak tanımlanıyor.

Rutte’nin Washington’la iyi iletişim kanallarına sahip olduğu biliniyor ve ABD başkanlığı sırasında Trump’la diğer birçok Avrupalı liderden daha iyi bir çalışma ilişkisi kurduğu biliniyor.

Rutte, “NATO içindeki yük paylaşımı ve savunma bütçeleri konusunda, tıpkı Stoltenberg gibi, Trump’la nasıl konuşulacağını” bilen bir lider olarak tanımlanıyor.

ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa’dan açık destek mesajları

ABD Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü John Kirby gazetecilere yaptığı açıklamada, “ABD, müttefiklerimize, Sayın Rutte’nin NATO için mükemmel bir genel sekreter olacağına inandığımızı açıkça ifade etmiştir” dedi.

İngiltere Başbakanı Rishi Sunak’ın sözcüsü, Rutte’yi “güçlü bir şekilde desteklediklerini” belirterek, İngiltere olarak “NATO’yu güçlü tutacak ve ittifakın NATO 2030 vizyonunu yerine getirecek bir aday istediğini” kaydetti.

İngiltere Dışişleri Bakanlığı da Rutte’nin NATO içinde ciddi savunma ve güvenlik referanslarına sahip, saygın bir isim olduğunu söyledi.

Alman hükümet sözcüsü Steffen Hebestreit, X’te yayınladığı mesajında, “olağanüstü bir aday” sözleriyle, Rutte’nin Berlin’in desteğini aldığını açıkladı.

Fransa Başbakanı Gabriel Attal da, Rutte’nin adaylığını desteklemek üzere bizzat Hollanda’ya gitti.

Attal, Hollanda ziyareti sırasında Mark Rutte ile düzenlediği basın toplantısında, “Açıkçası tecrübesi, çok geniş anlamda birleştirme yeteneği ve kolektif güvenliğimiz için harekete geçme kapasitesi göz önüne alındığında, Mark Rutte’nin NATO adaylığını destekliyoruz” dedi.

Rutte seçilirse, bu göreve gelen dördüncü Hollandalı olacak. Ancak diplomatlar henüz bir anlaşmaya varılmadığına ve başka bir adayın ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor.

NATO’da çoğunluk neden Rutte’yi destekliyor?

Hollanda’nın en uzun süre görevde kalan lideri 57 yaşındaki Rutte, 13 yıllık görev süresi boyunca Atlantik ötesi ilişkilerini sağlam tuttu; Trump dahil çeşitli İngiliz, Avrupa Birliği ve ABD liderleriyle iyi ilişkilere sahip oldu.

Mark Rutte, “pragmatist ve uzlaşmacı” yaklaşımıyla, hem Avrupa’da, hem de dünyada diplomatik deneyim ve bağlantı biriktiren bir isim.

NATO içinde Trump’ın seçilmesi kaygıları dile getirilirken, Rutte hafta sonu yaptığı açıklamada, Avrupalı liderlere, “Trump hakkında sızlanmayı ve dırdır etmeyi bırakarak, bunun yerine savunmayı güçlendirmek ve Ukrayna’ya yardım etmek için neler yapabileceklerine odaklanmaları” çağrısında bulundu.

Rutte, kazanan “ister Biden, ister Trump olsun”, ABD’nin her bakımdan NATO’ya ve Ukrayna’ya müdahil olmaya devam edeceğine inandığını söyledi.

İttifak için kritik bir dönemeçte göreve başlayacak olan Rutte, artan maliyetlere ve savaş yorgunluğuna rağmen NATO’nun Ukrayna’ya verdiği desteği sürdürmekten, ittifakı Rusya ile doğrudan bir çatışmadan korumaya kadar pek çok zorlukla karşı karşıya kalacak.

Rutte’nin ‘diplomatik, pragmatik ve nispeten sade’ tarzı, NATO ve Atlantik ötesi yük paylaşımına ilişkin, Trump’ın ikinci kez seçilme ihtimalinden doğabilecek zor sorular dahil işin siyasi hassasiyetlerini yönlendirmede “olmazsa olmaz” nitelikler olarak görülüyor.

Diğer adayların şansı az

NATO Genel Sekreterliği için Şubat ayında potansiyel adaylığını NATO’ya bildiren Romanya Devlet Başkanı Klaus Iohannis ve henüz teklifini sunmayan ancak Vilnius zirvesinden bu yana görevi istediğini açıklayan Estonya Başbakanı Kaja Kallas da talip.

Kallas geçen hafta “Coğrafi bir denge düşünürsek, bu Hollanda’nın dördüncü Genel Sekreteri olacak. Bir de NATO’da birinci ve ikinci sıradaki ülkelerin olup olmadığı sorusu var. Eşit miyiz, eşit değil miyiz?” diyerek, iddiasının sürdüğünü açıklamıştı.

Ancak Rutte’nin NATO ülkelerinin yaklaşık üçte ikisinin desteğine sahip olduğu bildiriliyor. Kallas’ın üst düzey bir pozisyon için bir sonraki en büyük umudu, İspanyol politikacı Josep Borrell’in yürüttüğü AB Dışişleri yüksek temsilcisi görevini almak.

Etiketler: Öne çıkanlar

İlginizi Çekebilir

Ukrayna lideri Zelenski yarın Türkiye’ye gidiyor
4 Kürt siyasetçiye 27 yıl hapis cezası verildi

Öne Çıkanlar